KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9384 E., 2010/1104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.03.2008 tarih ve 2007/198-2008/607 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı bulunan işyerinin, davalıya ait su borusunun patlaması sonucu hasara uğradığını ve 5.274,04 TL hasar bedelinin sigortalısına ödendiğini, bu hususta girişilen icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olayla ilgili kusurun davacı sigortalısının işyerinin konumunda ve yapımında bulunduğunu, talep edilen hasar miktarının da çok fazla olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı ASKİ’ye ait şehir su şebekesi hattını teşkil eden su borusunun eskimiş ve yıpranmış olması sonucu gelen su basıncını karşılayamaması nedeni ile patladığı, davalı idarenin kendisine ait hattı zamanla kontrol ederek eskiyen ve yıpranan boruları değiştirmesi gerektiği bunu yapmayan idarenin olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve BK. 58. maddesi hükmüne göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9384, K. 2010/1104, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama