KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9428 E., 2010/820 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.03.2008 tarih ve 2005/612-2008/185 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının acentesi olduğunu, sözleşmenin haksız olarak davalı tarafından feshedildiğini, bu nedenle müvekkilinin kazanç kaybına uğradığını ve ayrıca davalıdan prim komisyon alacağının bulunduğunu ileri sürerek, 301.709,57 YTL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının her hangi bir üretim yapmadığı halde ek komisyon ve teşvik primi adı altında tahsilatlar yaptığını, usulsüz olarak bu işlemler nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı defterlerinde davacının davalıdan 233,391,69 YTL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle komisyon alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, taraflar arasında 31.3.2004 tarihli acentelik sözleşmesi akdedilmiş olup, davalı tarafından bu sözleşme 22.4.2005 tarihinde feshedilmiştir. Mahkemece hükmedilen alacağa sözleşmenin feshi tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmiş ise de, davadan evvel davalının temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilemediğine göre faiz başlangıcının dava tarihi olması gerekmektedir. Bu nedenle kararın davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9428, K. 2010/820, 26 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama