KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9433 E., 2010/721 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.10.2007 tarih ve 2006/465 - 2007/1050 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin vermiş olduğu taşıma hizmetinin karşılığı olan navlun bedellerini ödemediğini, tahsiline yönelik başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahının Bursa olması nedeni ile yetkili mahkemenin Bursa Mahkemeleri olduğunu, davacı ile müvekkili arasında iddia edildiği gibi akdi bir ilişkinin bulunmadığını savunarak, davanın yetki ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulü ile itirazının iptaline ve inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
2-Dava, navlun bedellerinin tahsili istemine ilişkin olup,bilirkişi raporunda takip tarihi itibariyle davacı alacağının 3.845.00 YTL olduğu, ancak davalının icra takibinden önce temerrüdünün kanıtlanamadığı, bu nedenle işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığının belirlenmiş bulunmasına, mahkemece, bilirkişi raporundaki miktar ve hesaplamaların dosya kapsamına uygun görülüp benimsenip hükme esas alınmasına rağmen gerekçesi de gösterilmeden yazılı şekilde işlemiş faiz istemini de kapsar şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücreti ve icra inkar tazminatına ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9433, K. 2010/721, 25 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama