KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9453 E., 2010/478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/05/2008 tarih ve 2007/1440-2008/1039 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı firma personelinin taşınmasının müvekkilince yapılması için taraflar arasında sözlü anlaşma yapıldığını, ancak verilen hizmet karşılığı Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin taşıma ücretinin ödenmediğini ve 31.05.2007 ile 30.06.2007 tarihli iki adet fatura tutarı 5.428,00 TL’nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça müvekkiline herhangi bir hizmet sunulmadığını, taraflar arasında sözleşme bulunmadığı gibi müvekkilinin borcunun da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının tanzim ettiği dava konusu alacağa ilişkin iki adet faturanın kayıtlı olduğu davacı ticari defterinin kapanış tasdiki bulunmadığından davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının tuttuğu işletme defterinin kapanış tasdikine tabi bulunmaması nedeniyle TTK 82 ve devamı maddeleri hükümlerine göre salt defter kayıtlarının sahibi lehine delil teşkil edemeyecek olmasına dava konusu olayda, davalının akdi ilişkiyi inkar ettiği, davacının alacağının varlığı konusunda faturalardan başka delil ibraz etmediği, davacının usulen akti ilişkiyi ispat edememiş olması nedeniyle artık faturaların tebliğinin bir sonuç doğurmayacağı gibi esasen tebliğ edildiklerini de sabit olmamasına nazaran davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9453, K. 2010/478, 18 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama