KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9721 E., 2010/746 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.12.2006 tarih ve 2003/648-2006/738 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada hesabı bulunduğunu, davalının 19.03.2001 tarihinde müvekkiline ait hesaptan 3.882.964.521-lirayı çekmiş olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı-karşı davacı banka vekili, uygulanan faiz oranlarının gabin teşkil ettiğini, aynı zamanda ahlaka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini ve karşı davanın kabulü ile 3.882.964.521-lira borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda bankacılık sistemini sarsan mali kriz dolayısıyla müzayaka halinde bulunan davalı-karşı davacı bankanın mevduat çekilişini karşılayamaz hale gelmesi durumundan istifade etmek isteyen mevduat sahiplerinin aşırı faiz taleplerini kabul ettirdiği, edimler arası orantısızlık bulunduğu, müzayaka halindeki bankanın kesinti yapmasının yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılama sırasında dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporundan anlaşıldığı gibi, Dairemizin temyiz incelemesinden geçen çok sayıdaki davalardan bilindiği üzere, davalı bankaya devredilen ...T.A.Ş.nin 01.01.2001 - 14.03.2001 tarihleri arasındaki dönemde birikmiş zararının 1.9 Katrilyon TL’na ulaştığı, bankanın müzayaka halinde bulunduğu banka devir bilançosu ve bağımsız denetçi raporu ile sabit bulunduğundan,
bankanın içinde bulunduğu yüksek likidite ihtiyacı nedeniyle mevduat kaçışını engellemek için yüksek oranda faizler ödediği, mevcut hesapların miktarı ne olursa olsun ...A.Ş. tarafından uygulanan faiz oranlarının müzayakadan kaynaklandığı, davacı-karşı davalının da davalı-karşı davacının düştüğü müzayakadan yarar sağladığı,
ivazlar arasında nispetsizlik bulunup, gabinin objektif ve subjektif unsurlarının gerçekleştiği sonucuna varılmakta olmasına ve keza Dairemizce de benimsenmekte olan Hukuk Genel Kurulu’nun 07.02.2007 tarih ve 2007/19-63 E.- 2007/52 K.sayılı ilamında da belirtildiği üzere mevduattaki paraya İ.M.K.B.tarafından uygulanan oranlar dahilinde alınan faiz tutarının üzerindeki faize yönelik istemin fahiş ve ahlaka da uygun olmayan,
Borçlar Kanunu’nun 19 ncu maddesine aykırı sözleşmeye dayanması nedeniyle bu yöndeki istemlerin Medeni Kanun’un 2 nci maddesindeki dürüstlük kuralıyla bağdaşmamakta olmasına nazaran davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9721, K. 2010/746, 25 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama