KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1014 E., 2010/11892 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.10.2008 tarih ve 2007/193 - 2008/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.11.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesi nezdindeki döviz hesabından bilgisi dışında (10.000) USD'nin internet bankacılığı yoluyla çekilip TL hesabına aktarıldığını, buradan da (13.000) TL'nın başka kişilerin hesaplarına havale edildiğini, davalı bankanın bu olayı engellemesi gerektiğini ileri sürerek, (10.000) USD'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dosyada davacının şifresinin ele geçiriliş şekli ile ilgili bir bilginin olmadığı, davalı bankanın sisteminde SMS uyarı sistemini kullanmadığı, sistemine kötüniyetli kişilerin girişini engelleyerek önlemleri almadığı ve kendisine tevdi edilen parayı koruyamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1014, K. 2010/11892, 23 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama