KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10395 E., 2011/2692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Hasımsız olarak açılan davada Çerkezköy 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.02.2009 tarih ve 2008/260 - 2009/219 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait fabrikanın önünde dava dışı bir firmanın yol yapım çalışması yaptığını, yol çalışması tamamlanmadığı için su gider borularının müvekkili şirket fabrikasına doğru açık olduğunu, 18.03.2008 tarihinde yağan şiddetli yağış nedeniyle bu çevrede biriken pis suların müvekkilinin fabrikasının içine, depolarına dolduğunu, 14.04.2008 tarihinde Veliköy Belediye Başkanlığı İtfaiye Müdürlüğü’ne müracat edilerek temizlik talebinde bulunulduğunu ve itfaiyece 17.04.2008 tarihli tutanakla depoda ambalaj malzemeleri ve muhasebe evrakının zarar gördüğünün tespit edildiğini,
müvekkilinin gerekli önlemleri almasına rağmen 2004, 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ait ticari defterler ve bu yıllara ait mahsup fişleri ile faturaların zayi olduğunu ileri sürerek, anılan defter ve belgeler için zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, daha öncede su baskını yaşanmış olmasına rağmen davacı şirket yetkililerince aynı olayın tekrarlanmaması için gerekli önlemlerin alınmadığı, defter ve belgeleri bir su baskınında en çok zarar görecek bodrum katta muhafaza etmeye devam ettikleri, muhasebe kayıtlarını çelik dolaplar yerine çelik raflarda karton kutular içinde tuttukları, dava konusu defter ve belgelerin ziyaında kusurlu oldukları, SSK ve vergi borçlarının da bulunması nedeniyle her türlü şüpheden uzak şekilde olayın meydana geldiğine kanaat edinilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davanın TTK'nun 68. maddesi hükmüne göre 15 günlük hak düşürücü sürede açılmamış olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10395, K. 2011/2692, 14 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama