KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10568 E., 2011/2946 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Tavşanlı Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/04/2009 tarih ve 2008/639-2009/430 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili banka ile dava dışı..... arasındaki kredi kartı üyelik ve kredi sözleşmesini “üyenin fiilini taahhüt eden” sıfatıyla imzaladığını, BK’nun 110. maddesindeki “başkasının fiilini taahhüt” başlığı altında düzenlenen garanti sözleşmesi anlamındaki bu taahhüdü uyarınca asıl borçlunun tüm yükümlülüklerini yerine getirmekle sorumlu olduğunu, müvekkilince keşide edilen ihtarnameye rağmen borcun 530,00 TL’sinin ödendiğini, bakiyesi ve ferilerinin ödenmediğini ileri sürerek, ödenen 530,00 YTL’nin hesap kat tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş faizi ve 1.403,58 YTL’nin yürütülecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, dava konusu sözleşmenin kefalet sözleşmesi olduğunu, limit belli olmadığından sorumluluğunun doğmadığını, limit artırımlarından haberdar edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava dışı .....’ün davacı banka ile imzaladığı kredi kartı sözleşmesini garantör olarak imzaladığı, limit artırımlarının davacı tarafından davalıya bildirilmediği, garanti veren muvafakat etmediği sürece akdi ilişkinin koşullarının ağırlaştırılamayacağı, davalının kredi kartı akdedilirken belirlenen 20,00 YTL’den sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20,00 YTL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ödenen 530,00 YTL’nin 8.6.2007 tarihinden 19.06.2008 tarihine kadar işleyecek faizinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, 26.05.2009 tarihli ek kararla miktar itibariyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ek kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Her ne kadar mahkemece, hükmedilen 20,00 YTL’nin hüküm tarihi itibariyle kesin olduğundan bahisle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de davacı vekilinin temyiz isteminin reddedilen kısma ilişkin bulunmasına göre temyiz isteminin reddine ilişkin verilen ek karar yerinde olmayıp, HUMK'nun 427/2 maddesi hükmünce bozulup kaldırılarak, davacı vekilinin asıl karara yönelik temyiz isteminin süresinde ve usulüne uygun olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin esasının incelenmesine geçilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece kararın gerekçesinde davalının dava konusu sözleşmeye garanti eden sıfatıyla katılmış olduğu belirtilmiş ise de yerleşmiş Yargıtay kararlarına (Yargıtay 11. H.D. 12.04.2010 tarih ve 2008/12818 E., 2010/4031 K. sayılı ilamı) göre tarafların kefaleti amaçladığının ve davalının müteselsil kefil olduğunun kabulünün gerekmesine ve davalının kefalet limitinin (20,00) YTL. olduğunu kabul etmesi karşısında, mahkemece davalının anılan meblağ üzerinden ve kendi temerrüdünden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10568, K. 2011/2946, 21 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama