KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10964 E., 2011/3447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/05/2009 tarih ve 2004/185-2009/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı birleşen davada davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı birleşen davada davalı .... A.Ş. vekili, taraflar arasındaki sözleşme ile kömür nakli işinin müvekkili tarafından üstlenildiğini, bu işten dolayı 1301.506.570.000 TL alacağının bir kısmının ödendiğini, bakiye 29.495.748.263 TL’nin ihtarnameye rağmen ödenmediğini ileri sürerek, bu miktarın 13/01/2004 temerrüt tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, müvekkilinin nakliye işinin en uygun ve ucuz fiyata yaptığını savunarak birleşen davanın reddinin istemiştir.
Davalı birleşen davada davacı köy tüzel kişiliği vekili, eski muhtar döneminde yaptırılan sözleşmede ihale açılmadığını, eski muhtar hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan kamu davası açıldığını, fahiş fiyatla taşıma yaptırıldığını ileri sürerek, sözleşmenin tadilini ve fazla ödenen 5.500 TL’nin tahsilinin talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 11/08/2003 tarihli protokolden sonra davacı köy tüzel kişiliği tarafından 12/08/2004 tarihinde açılan davadaki gabin iddiasının BK 21. madde gereğince bir yıllık hak düşürücü sürede ileri sürülmediğinden incelenmediği, tarafların serbest iradeleri ile imzaladıkları sözleşmede kararlaştırılan nakliye ücretinin EÜAŞ Seyit Ömer Termik Santral İşletmesi Müdürlüğü komisyonunca da yapılan araştırma sonunda aynı oranda belirlenmiş olduğu,
yüklenicinin edimini bütünüyle, iş sahibinin de büyük oranda yerine getirmiş olması nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan bedele müdahale edilerek yeniden belirlenmesi talebinin haklı görülmediği, ceza davası sonunda eski köy muhtarının mahkumiyetine karar verilmiş ise de davacı şirketin ceza davasının tarafı olmadığı gibi ceza davasının sonucunun bu dava için bağlayıcı olmadığı gerekçesiyle esas davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı birleşen davada davacı köy tüzel kişiliği vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı birleşen davada davacı köy tüzel kişiliği vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10964, K. 2011/3447, 28 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama