KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1153 E., 2010/7159 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 tarih ve 2008/225 - 2008/560 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili bulunduğu iki adet çekin davalı bankaya ibraz edildiğini; ancak davalı tarafından hiçbir yasal dayanağı olmayan bir şekilde “keşideci imzası imza beyanına uymadığından çek işlem yapılmadan iade edilmiştir” şerhi verilerek çekin iade edildiğini, çeklerin ibrazlarında karşılıksız şerhi verilmediği için C.Savcılığınca kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verildiğini, müvekkilinin çek bedellerini tahsil edememesi nedeniyle maddi ve manevi zararlarının oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı olarak şimdilik 7.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın çeklerin ibrazında gereğini yerine getirmemesi nedeniyle davacının çek bedellerini tahsil edememesi nedeniyle davacının maddi ve manevi zararının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
TTK’nun 724.maddesi “Sahte veya tahrif edilmiş bir çekin ödenmiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur, meğer ki senette keşideci olarak gösterilen kimseye kendisine bırakılan çek defterini iyi saklamamış olması gibi bir kusurun isnadı mümkün olsun” hükmünü içermekte olup, sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödeyen muhatap banka ayrıksı durumlar dışında kural olarak oluşan zarardan sorumludur.
Çekle ödeme yapmayı kabul eden ve müşterileri ile çek anlaşmaları yapan bir bankanın, basiretli bir tacir gibi davranarak gerekli dikkat ve özeni göstermesi ve duraksama halinde çeki uzman kişilere inceletmesi, gerektiğinde konuyu keşideciye iletip alacağı cevaba göre hareket etmesi beklenir. Bankanın anılan yasal düzenlemeden doğan sorumluluğu kusursuz sorumluluk nevindendir.
Banka, bu şekilde doğan sorumluluğunu yerine getirdiği taktirde sahteciliği yapan çek hamiline rücu edebilecektir. Bu durumda, somut olaydaki keşideci imzasının sıhhatinden şüphelenerek ödeme yapmayan bankanın bu nedenle sorumluluğundan bahsedilemez.
Kaldı ki bankaca ibraz edilen çeke de, keşidecinin imzası imza beyanına uymadığı için çekin ödenmediğine ilişkin şerh düşülmüş olduğu, bu şerhin ibraz yerine geçtiği nazara alınarak mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken, kabulü yerinde görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1153, K. 2010/7159, 21 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama