KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1159 E., 2010/7538 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.06.2008 tarih ve 2006/119 - 2008/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka ile müvekkili arasında imzalanan konut kredi sözleşmesi gereğince müvekkiline ait taşınmaz üzerine ipotek konulduğunu, davacının ödemelerinde aksama olması sebebiyle ipotekli taşınmazı bankanın bilgisi dahilinde sattığını, ancak taşınmaz üzerine kendisi ile ilgili olmayan hata ve hileye dayalı ikinci bir ipoteğin konulmuş olması sebebiyle kendisine iade edilmesi gereken tutarın ikinci ipotek için kesildiğini ileri sürerek, 24.000 YTL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili banka arasında imzalanan konut kredisi sözleşmesi teminatı olarak davacıya ait mesken üzerine ipotek konulduğunu, aynı taşınmaz üzerine banka müşterilerinden ... Ltd. Şti.’ye verilen kredinin güvencesi olarak da banka lehine ipotek tesis edildiğini, müvekkili bankanın oluru ile taşınmazın satılarak ipoteklerin kaldırıldığını, satım bedeli 100.000,00 YTL’nin davacıya nakden ödendiğini, davacının konut kredi borcu 72.942,91 YTL ‘yi ödediğini, kalan 27.057,09 YTL’nin ... Ltd. Şti.nin borcuna karşılık hesaba yatırıldığını, davacının diğer ipotek tesis belgesinde imzası bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıya ait taşınmaz üzerine dava dışı şirket lehine tesis edilen ipotek tesis belgesinde davacının el yazısı ile “okudum” ibaresi altında imzasının bulunduğu, ipoteğin tesisinin hata ve hileye dayandığının ispat edilemediği, ipoteğe konu taşınmazın davalı bankanın bilgisi dahilinde satılarak elde edilen paranın davacıya ödendiği, ödenen miktardan davacının konut kredi borcunun ödendiği, kalan miktarın taşınmaz üzerinde lehine ipotek tesis edilen şirketin borcuna karşılık olarak alınmış olduğu, bankanın yapmış olduğu işlemde usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1159, K. 2010/7538, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama