KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11542 E., 2011/3802 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Elazığ 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.02.2009 tarih ve 2008/446 - 2009/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 30.07.2006 keşide tarihli, 5.000 YTL bedelli, muhatabı davalı banka olan çekin, hamilinin müvekkili olduğunu, bankaya ibraz ettiğinde karşılıksız olduğunun belirlendiğini, keşideci ...’ın 18 yaşından küçük olduğu ve yasal temsilcisinin rızası alınmadığı halde davalı bankaca çek karnesi verildiğini, 3167 sayılı Kanun'un 2.maddesi gereğince bankanın gerekli özeni göstermesi gerektiğini, keşidecinin küçük olması nedeniyle çek bedelinin tahsil edilemediğini,bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, 5.000 TL'nın 04.08.2006 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, keşideci ...’a velisinin verdiği muvafakat gereğince çek karnesi verildiğini, çek keşidecisi ve ciranta hakkında takip yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının keşideci ve cirantaya karşı hukuki yolları tüketmeden bankaya karşı tazminat davası açamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11542, K. 2011/3802, 4 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama