KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11624 E., 2011/10597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 28.04.2009 tarih ve 2006/69 - 2009/153 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.09.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 31 günlük gemi kiralama bedelini ödemediğini, tahsili için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak, müvekkilinin davacı ile hukuki ilişkisinin olmadığını, sözleşmenin başka firma ile yapıldığını, husumet düşmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında Karadeniz'de gerçekleştirilecek Ro - Ro taşımacılığına ilişkin işbirliğinin gerçekleştirilmesi amaçlı 01.11.2004 tarihli niyet mektubu imzalandığı, sözleşmeye göre davalının keseceği biletlerden 100 USD komisyon alacağı, kalan miktarı Cenk Line Ltd.
Şti'ne bırakacağı, davalının üyelerine yazdığı yazıda bu hususu bildirdiği, davalının, anılan mektup altında imzası bulunan kişinin temsil yetkisinin olmadığını savunduğu, ancak bu tarihten sonra sözleşme konusu gemileri bir yıl boyunca çalıştırdığı, sözleşmeye geçerlilik sağladığı, ticari defterlerde de alacak ve borç durumunun uyumlu bulunduğunun belirlendiği, davacı alacağının 96.283,71 USD olduğu, alacağın likit bulunduğu,
takipten önce temerrüdün oluşmadığı gerekçesiyle davalının takibin asıl alacak kısmına yaptığı itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 25 ve değişen oranda avans faizi uygulanmasına ve 52.497.73 TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar davalı ile dava dışı firma arasında bağıtlanan iş birliği sözleşmesinin gerekçede davacı ile yapıldığı yönündeki değerlendirme yerinde değil ise de, taraflar arasındaki kiralama sözleşmenin defter ve kayıtlar ile sabit olmasına, alacağın likit bulunmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, gemi kiralama bedelinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Ancak, harcı yatırılarak dava konusuna dahil edilen işlemiş faiz alacağı tutarı bakımından davanın kısmen reddine karar verilmiş olmasına ve davalı kendisini vekille temsil ettirmiş bulunmasına rağmen davalı yararına vekalet ücreti tayin edilmemesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11624, K. 2011/10597, 20 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama