KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11641 E., 2011/4939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Birleşen
- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.05.2009 tarih ve 2003/1085-2009/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 'CLARİON' ibaresini 25.sınıfta tescilli marka olarak kullandığını, davalının ise 'CRALLİONE' ibaresini iltibasa yol açacak şekilde ürünlerinde kullandığını, bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün önlenmesini, 50.000 TL maddi ve 80.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan maddi tazminat talebini ıslah dilekçesiyle 64.948 TL'na yükseltmiştir.
Birleşen 2005/492 esas sayılı dosyada, benzer talepler tekrar edilmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davada, asıl davanın şirket yetkililerine ve şirket şubesine karşı açıldığını, oysa davanın tüzel kişiye karşı açılabileceğini, şubenin hasım gösterilemeyeceğini, yine birleşen davanın zamanaşımına uğradığını, davacının 'CLARİON' ibaresinin birebir taklit edilmediğini, tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davanın şirket yetkilileri ve tüzel, gerçek kişi olmayan Ebru Tekstil İml.İth.İhr. aleyhine açıldığı, davalıların pasif dava ehliyeti bulunmadığı, birleşen davada; bilirkişi raporunda lisans bedeli üzerinden 64.948,57 TL hesap edildiği, tecavüz başlangıcı konusunda delil bulunmamasına rağmen 1999 tarihinden itibaren hesaplama yapıldığı, davacının lisans bedeline göre tazminat talep etmediği, ek raporda ise davacının talebine göre 556 KHK'nin 66/2-b maddesi
gereğince hesaplama yapıldığı, davalı defter ve belgelerinde tecavüze konu malların gösterilmediği, bu nedenle Borçlar Kanunu'nun 42 ve 43. maddeleri gereğince markanın kullanıldığı ürün ve niteliği dikkate alınarak 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle, asıl davanın husumetten reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüzün önlenmesine, ürünlerin imhasına, 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tazminat hesabının Borçlar Kanunu’nun 42. maddesi nazara alınarak belirlenmesine ve haksız eylem devam ettiği sürece zamanaşımı süresinin işlemeyecek olmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, markaya yönelik tecavüzün önlenmesi ve tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de davacı vekili hükmedilecek tazminatın reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ettiğine göre, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamıştır.
3- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; hüküm fıkrasında davalı tarafından yapılan 3 TL yargılama giderinin ½ kısmının davacıdan tahsiline karar verilmiş ise de davalı tarafından ödenen 300 TL ek bilirkişi ücreti ve 13.50 TL tebligat giderinin nazara alınmaması da bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11641, K. 2011/4939, 25 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama