KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11721 E., 2011/4153 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
537 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.02.2009 tarih ve 2007/848-2009/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkilinin davalı ...’ta bulunan hesabından 06.09.2006 tarihinde tek işlemle 50.000 TL'nın internet vasıtasıyla diğer davalı bankadaki ... hesabına EFT yoluyla aktarıldığını, sonradan sahte kimlikle EFT yapılan hesabın açıldığının ve hesap sahibine ödemede bulunulduğunun tespit edildiğini, davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.000 TL’nın 06.09.2006 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, taraflar arasındaki sözleşmede güvenlik hususunda davacının uyarıldığını,söz konusu havale işleminden dolayı sorumlu olmadıklarını, davacının kusurlu hareketi bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, yapılan EFT’nin kimlik kontrolü sonrası hesap sahibine ödendiğini, olayda kusurları olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından tek işlemle başka hesaba EFT yapıldığı, davalı ...’ın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle % 50, davacının kişisel bilgilerini korumakta gerekli özeni göstermemesi nedeniyle % 25, davalı ...’nın ise EFT yapılan bankadan teyit almaması ve sahte kimlikli hesap sahibine ödemede bulunması nedeniyle % 25 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.500 TL’nın davalı ...’tan, 1.750 TL’nın davalı ...’ndan olay tarihi olan 06.09.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ...Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı ...Ş. vekilinin temyiz istemine gelince; dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir.
BK'nun 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin Banka'ya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Bu itibarla sahtecilik işlemi Banka'ya karşı gerçekleştiğinden, sahteciliğe konu para da Banka'nın parası olduğundan, davacının davalı ...Ş.'ye husumet yöneltmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece davalı ...Ş. hakkındaki davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11721, K. 2011/4153, 11 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama