KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11834 E., 2011/4588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/02/2009 tarih ve 2007/284-2009/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1982 yılında kurulduğunu, tasfiyesinin ardından 2006 yılında aynı ünvan ile %99 hisseye sahip olan ..... tarafından faaliyete geçirildiğini ve "EH EKŞİOĞLU HOLDİNG A.Ş." 37. sınıfta marka başvurusunda bulunduğunu, ancak tescilli 2000/26505 sayılı "EKŞİOĞLU" markası ile aynı hizmetleri içerdiği ve markaların benzer olduğu neden gösterilerek tescil taleplerinin YİDK'nca nihai olarak reddedildiğini, redde dayanak markanın müvekkil markası ile benzemediğini, müvekkil markasındaki "EH" sözcüğünün özel bir kaligrafi ile yazıldığını yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğunu ileri sürerek, YİDK'nun 29.08.2007 tarih ve 2007-M-4637 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili cevap dilekçesinde, dava konusu marka başvurusu ile redde dayanak markalardaki hakim esas unsurun "EKŞİOĞLU" ibaresi olduğunu, tescil başvurusu ile ilgili alınan kararlarında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, başvurunun ret gerekçesi olan 7/1-b bendi, kullanım sonucu kazanılmış ayırt edicilik istisnasını düzenleyen 7/son fıkrasında sayılmış bentler arasından 26.06.2004 tarihli 5194 Sayılı Kanun'la çıkartıldığından 26.07.2006 tarihli başvurunun bu istisnadan yararlanması mümkün bulunmadığı, davacının başvurusunun ve redde dayanak markanın 37. sınıf hizmetleri kapsadığı,
davacının tescil ettirmek istediği ibarede "EH" sözcüğü öne çıkmakta ve "EKŞİOĞLU HOLDING A.Ş" ibaresi geri planda gibi duruyor ise de anlamlı ya da algılanabilir ve hecelenebilir kelimeleri içeren markalarda algılayanların zihninde işaret unsuru geri planda kalmakta ve okunan(sözcük) unsurun ön plana geçtiği, birden fazla unsurlu davaya konu markada ilk dikkat çeken gözde, kulakta ve akılda kalacak olan unsurun "EKŞİOĞLU" sözcüğü olduğu ve bu sözcüğün her iki markada görsel, işitsel ve anlamsal olarak aynı olduğu, bu markaların birbirinden ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11834, K. 2011/4588, 18 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama