KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11856 E., 2011/11239 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/05/2009 tarih ve 2007/388-2009/252 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27/09/2011 gününde davalı avukatı H.... geldi, davacı avukatı davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkil şirket ile davalı şirket arasında noterde acentelik sözleşmesi düzenlendiğini, diğer davalıların da sözleşmeye müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imza koyduklarını, acentelik işlemleri nedeniyle 67.896.344,476-TL davalı şirketin borçlu olduğunu borcu ödememekte direndiğini, doğmuş ve doğacak borçların teminatı olarak davacı şirket lehine 15.000.000-TL’lik ipotekler alınmasına rağmen yapılacak takibe itiraz edilmesi ihtimali nedeniyle alacağın tahsiline karar verilmesi için dava açma zorunluluğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 67.896.344,476-TL’ nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili; borcun ödenmesi konusunda ihtar bulunmadığını, davalı tarafça tahsil edilen poliçe bedellerinin davacıya 3 ay sonra ödenmesi nedeniyle her acentenin merkeze borcunun bulunmasının doğal olduğunu, davacının tek taraflı olarak gerekçe göstermeden 03/01/2002 tarihinde noterden gönderdiği ihtarname ile acentelik sözleşmesini feshettiğini bunun ticari kurallara ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, teminat olarak gayrimenkul ipoteği ve teminat mektubu verildiğini, davanın poliçe bazında döküm yapılmadan 2001 yılı bilançosunu düzenleyebilmek için haksız ve afaki olarak açıldığını, dava dilekçesinde belirtilen miktarda müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı şirket vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 22/02/2007 tarih 2005/11755 E. 2007/3311 K. Sayılı ilamı ile taraflar arasında uyuşmazlığın çözümlenmesinde davacıya ait defter ve kayıtların esas alınması asıl ise de bu hususun aynı konuda acentenin yasal delillerini karşı delil olarak sunma olanağını ortadan kaldıramayacağı,
bu nedenlerle özellikle davacının kayıtlarına intikal etmemiş olan poliçeler için tahsil edilip davacıya intikal ettirdiği primler varsa değerlendirme yapılması gerektiğinden davalıdan delillerinin istenilmesi gerektiği taktirde ipoteğe ilişkin belgeler getirtilerek miktarının tespit edilmesi ve acentenin borcundan ipotek miktarı dışındaki alacak açısından hüküm kurulması gerektiği gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişiler rapor ve ek raporlarında, iptal edilen poliçelerden doğan iade komisyonu hesabı hariç davacının alacağının 47.020,57-TL olduğunu,
iade komisyonu mahsup edildiğinde ise 43.231,27-TL alacak mevcut bulunduğunu, alacağın 25.000,00-TL’sı ipotekle teminat altına alındığından ipotek bedeli düşüldüğünde ise davacının 18.321,27-TL alacağı bulunduğu, diğer davalıların alacağın 250,00-TL’sinden sorumlu olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 18.231,27-TL alacağın (Davalılar Deniz Işık, Demir Işık ve Sema Nergis Işık bu miktarın 250,00-TL’sinden sorumlu olmak kaydı ile) dava tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar,davacı ve davalı şirket vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamanın dava tarihi yerine rapor tarihi itibarıyla yapılması doğru değilse de, alınan diğer bilirkişi raporlarında dava tarihi itibarıyla yapılan hesaplamada davalı acente borcunun daha yüksek bulunmuş olmasına ve davacı vekilinin toplam belirlenen borç miktarına yönelik olarak temyiz isteminin yer almamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11856, K. 2011/11239, 29 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama