KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11977 E., 2011/4808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/07/2009 tarih ve 2009/108-2009/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Okkalar + şekil” ibaresinin 19, 36 ve 37. sınıflarda tescili amacıyla yaptıkları başvurunun dava dışı BYS Dış Ticaret A.Ş.'nin tüm sınıflarda tescilli “OKKA” ibareli markası nazara alınarak en son davalı kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nca 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi gerekçe gösterilerek reddedildiğini, oysa, tescili istenen ibarenin uzun zamandır kullanılması nedeniyle ayırt edicilik özelliğini kazandığını ileri sürerek, 2009-M-210 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, tescili istenen ibare ile dava dışı firmanın markalarının 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, 556 sayılı KHK'nin 7/son maddesinin “bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmış ise, (b), (c), (d) bentlerine göre tescili reddedilemez” hükmünde yer alan “(b)” bendi ibaresinin 5194 sayılı yasanın 13. maddesi ile “(a)” bendi olarak değiştirildiği, bu değişiklik sonrasında kullanımla ayırt edicilik kazanmış ve hatta tanınmış markaların dahi redde mesned markayı terkin ettirmeden kendi markalarının tescilini sağlama olanağının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11977, K. 2011/4808, 21 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama