KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12038 E., 2011/12971 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
620 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.07.2009 tarih ve 2009/113 - 2009/216 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.10.2011 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1969 yılından bu yana ticaret unvanı 1994 yılından beri de marka olarak "VİP" ibaresini kullandığını ve tanınmışlık vasfını kazandırdığını, "VİP önemli kişilerin acentası+şekil" ibareli markalarının tanınmış marka sayılması için yaptıkları müracaatın davalı TPE'nce nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPE YİDK'nun 2009/M-639 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının 24.12.2007 tarihli başvurusunun önce Markalar Dairesi'nce daha sonra da YİDK'nca reddedildiği, son kararın davacıya 06.03.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davalı TPE'nin herhangi bir marka tescil başvurusu ile birleşmiş olmayan tanınmışlığın tespiti istemi hakkında tesis ettiği kararların, 556 sayılı KHK'nin 35 vd. ile 47 vd. maddeleri hükümlerine göre değil, 5000 sayılı Kanun'un 10. maddesi hükmü uyarınca incelenip sonuçlandırıldığı,
bu incelemeye 556 sayılı KHK'nin 7 ve 8. maddelerinde belirtilen marka ve tanınmış marka kavramları ile ilgili hükümlerin gözönüne alınmasının, yöntem yönünden de işleme bir marka başvurusu ile ilgili olma vasfının yüklenmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle de 556 sayılı KHK'nin 53. maddesinde belirtilen 2 aylık dava açma süresinin değil 2577 sayılı İYUK'nun 7. maddesinde düzenlenen 60 günlük sürenin uygulanmasının gerektiği, işbu davanın ise anılan süre geçirildikten sonra 06.05.2009 tarihinde açıldığı,
yasal süresi içinde açılan tanınmışlığın tespiti isteminin reddine dair YİDK kararının hukuki kıymetinin tartışılamadığı bir davada ise bir markanın tanınmış olup olmadığının incelenmesine girişilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
5000 sayılı Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 13/d maddesi uyarınca, TPE sicilinde kayıtlı bir marka hakkı sahibi, markasının tanınmış marka niteliğinde olduğu iddiasıyla TPE'ne başvurarak, bu hususta Enstitü'den bir karar verilmesini isteyebilir.
Bu durumda TPE Markalar Dairesi Başkanlığı'nca, tescilli markanın 556 sayılı KHK'nin 7/1-i ve 8/4. maddeleri kapsamında tanınmış marka olup olmadığı incelenerek, başvurunun kabul veya reddi yönünde bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu karara karşı da aynı KHK'nin 47. maddesi uyarınca itiraz edilmesi mümkün olup, 50/2. fıkrasına göre ilgili Dairece kabul edilmediği taktirde, itiraz YİDK'na gönderilecektir.
556 sayılı KHK'nin 53. maddesi ise, YİDK'nun 47 ila 52. maddelerinde belirtilen itiraz işlemlerine ve kesinleşen kararlarına karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili mahkemede dava açılabileceğini düzenlemiştir. 556 sayılı KHK'nin 71. maddesine göre de bu türden davaların ihtisas mahkemelerinde görülmesi gereklidir.
Somut uyuşmazlıkta da davacının tanınmışlık başvurusu üzerine inceleme ve karar verme yetkisi kendisinde olan TPE Markalar Dairesi'nce 556 sayılı KHK'nin 7/1-i, 8/4. maddeleri hükümlerine göre inceleme yapılarak başvuru reddedilmiş, itiraz üzerine de aynı KHK'nin 47 vd. maddeleri uyarınca TPE YİDK'nca nihai olarak ret kararı vermiştir.
Dolayısıyla bu karar aleyhine açılan iptal davasına bakma görevi de idari yargı yerine değil, 556 sayılı KHK'nin 71. maddesi uyarınca ihtisas mahkemelerine aittir.
Mahkemece de bu şekilde kabul edilerek yargılama yapıldığına göre, TPE YİDK kararına karşı dava açma süresinin, anılan KHK'nin 53. maddesine tabi olduğunun ve davanın süresinde açıldığının kabul edilmesi gerekirken, İYUK'nun 7. maddesi uyarınca altmış günlük dava açma süresinin geçirildiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12038, K. 2011/12971, 14 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama