KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12192 E., 2011/4961 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.07.2009 tarih ve 2007/116 - 2009/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "SAL TUZ İYOTLU SOFRA TUZU+şekil" ibaresini 30. emtia sınıfında yer alan tuz için marka olarak tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin yaptığı itiraz üzerine başvurularının her iki markanın iltibasa neden olabilecek derecede benzer olduğu gerekçesiyle nihai olarak reddedildiğini, davalıya ait "RAFİNE SEL TUZ" markalarının benzer olmadığını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, taraf markalarının iltibas doğurur benzerlikte olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacı şirketin ibareli marka başvurusunun müvekkili şirketin markasına iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının tescil başvurusunun "SAL TUZ İYOTLU SOFRA TUZU+şekil" unsurlarından oluştuğu, davalının tescilli markasının "RAFİNE SEL TUZ İYOTLU SOFRA TUZU+şekil" ibaresi olduğu, markalarda yer alan "TUZ" kelimesinin markanın ilişkin olduğu emtiayı gösterdiği ve ayırtedici niteliği bulunmadığı, davacı markasında yer alan "mutfaktaki tercihiniz", "lezzet tanecikleri" gibi ibarelerin ürünü niteleyen, markanın bütününe nazaran gayet küçük yazılmış, dolayısıyla tüketici tarafından marka olarak algılanmayacak olan ibareler olduğu,
taraf markalarında yer alan "RAFİNE", "İYOTLU SOFRA TUZU" gibi ibarelerin de ürünü niteleyen ibareler olup ayırtedici nitelikleri bulunmadığı, davacı markasında "SAL" ibaresinin İspanyolcada, davalı markasında ise "SEL" ibaresinin Fransızcada tuz anlamında geldiği,
bu markalarda okunabilen ve akılda kalacak olan söz unsurları olan "SEL" ve "SAL" sözcüklerinin ortalarındaki "e" ve "a" harfleri farklı olmakla birlikte ünlü harflerde telaffuz yönünden birbirine en yakın harfler oldukları için görsel ve fonetik (sesçil) açıdan yeterli ayırt ediciliği sağlamayacağı, markanın üzerinde kullanıldığı emtianın genellikle diğer markalarla aynı raflarda satılan ucuz bir gıda maddesi olduğundan halk tarafından karıştırılabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12192, K. 2011/4961, 25 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama