KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12362 E., 2011/4524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.03.2009 tarih ve 2006/25-2009/42 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ‘MARTI’ ibaresini 1967 yılından itibaren ticaret unvanı olarak kullandığını, ayrıca aynı ibareyi 39 ve 42.sınıfta 1998/013507 no ile marka olarak tescil ettirdiğini, davalının ise davacının tescilli marka ve logosunu ticaret unvanında ve markasında kullandığını, bu durumun haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek,
davalının markasının hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini, ticaret unvanından ‘MARTI’ ibaresinin ve logosunun çıkartılmasını, davalının tabela, tanıtım vasıtalarından anılan ibarenin silinmesini,müvekkilinin tescilli markasını kullanması nedeniyle 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın tahsilini, yine davalının, davacı adına tescilli marka ve logoyu haksız ve kötüniyetle kullanması ve marka itibarının tazmini için 5.000 TL tazminatın davalıdan tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 2001/13013 nolu 11,19 ve 21.sınıflarda tescilli markasının bulunduğunu, faaliyet alanlarının ve sınıfların farklı olduğunu, kullanımının markaya dayandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının marka üzerindeki hakkından vazgeçtiği, markanın tescilsiz hale gelmesi nedeniyle hükümsüzlük davasının konusuz kaldığı, davalının kullanımının tescilli markaya dayalı olduğundan marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceği,davalının iptal edilmedikçe ticaret unvanını kullanma hakkı olduğu,ticaret unvanının sicilden terkin talebinin de bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davası konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davacının ticaret unvanını sicilden terkin talebi olmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de davacı vekili dava dilekçesinde, davalının ticaret unvanından ‘Martı’ ibaresinin ve şeklinin çıkartılmasını da talep etmiştir.
Bu itibarla, davacının ticaret unvanından terkin talebi de değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, hatalı gerekçeyle, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12362, K. 2011/4524, 18 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama