KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12528 E., 2011/6233 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.04.2009 tarih ve 2008/443-2009/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Tur Yak Ltd.
Şti. tarafından davalı bankanın Ankara Şubesine müvekkili lehine düzenlettirilen 45.000 TL meblağlı kesin teminat mektubu düzenlenerek müvekkiline fakslandığını, mektubun bankaca teyit edilmesine rağmen sahte olabileceği düşüncesiyle 14.12.2004 tarihinde bankaya gönderilen yazıyla mektubun herhangi bir nedenle iadesi halinde tutarının müvekkili lehine depo edilmesinin istenildiğini, daha sonra borçlu aleyhine girişilen icra takibinin kesinleşmesi üzerine borçlunun hesaplarının borcu karşılayan tutarının haczine karar verildiği bildirimine bankaca rehin,
takas ve mahsup hakkından sonra gelmek üzere müvekkilinin alacağı tutarına 2. sırada haciz konulduğunun bildirildiğini, oysa davalının dava dışı borçludan herhangi bir alacağı veya nezdindeki 45.000 TL üzerinde geçerli başka bir hakkı bulunmadığını ileri sürerek, bu durumun tespitini ve anılan meblağın müvekkiline veya icra dosyasına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıda dava konusu teminat mektubu olup olmadığının sorularak varlığının bildirilmesi halinde rehin işlemine konu mektubun hangi mektup olduğu araştırılmak ve bu suretle rehnin devam edip etmediği belirlenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yönündeki Dairemizin 06.06.2008 tarihli bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı bankanın teminat mektubundan kaynaklanan riskin devam edip etmediği yönünde ve bizzat davacının bu riskin varlığına dair ihtarı karşısında blokajı çözmemesi işleminin yerinde bir davranış olup davalının hakkında dava açılmasına sebep olmadığının kabulünün gerektiği,
davacının bozma kararı sonrasında kendisinde teminat mektubu bulunmadığı yönünde beyanda bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı banka nezdinde konulan blokenin kaldırılmasına ve 45.514,98 TL’nın Ankara İcra Müdürlüğünün 2004/8090 Esas sayılı takip dosyasına ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava, davacının üçüncü kişi hakkında başlattığı icra takibinde davalı bankaya gönderilen haciz yazısı üzerine davalının üçüncü kişinin bankada mevcut mevduatı üzerinde rehin hakkı bulunduğunu ileri sürmesi nedeniyle takip dosyasının alacaklısı olan davacının davalının rehin hakkı olmadığının tespiti ile banka nezdinde bulunan paranın icra dosyasına veya kendisine ödenmesi istemine ilişkin olup davacı tarafça talep olunan miktar 45.000 TL ile sınırlı olup mahkemece HUMK’nun 74. maddesine aykırı olarak talebi aşar şekilde 45.514,98 TL’na hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz istemine gelince, mahkemece davanın kabulü yönünde hüküm kurulduktan sonra davalının hakkında dava açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12528, K. 2011/6233, 23 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama