KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12629 E., 2011/5167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2009 tarih ve 2008/448-2009/182 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile eşinin davalı havayolu şirketine ait Amsderdam-İstanbul seferini yapan 20.09.2005 tarihli uçak ile İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı'na geldiklerinde bagajlarının çıkmadığını, müvekkilinin balayı süresince gezdiği yerlerden dost ve ailesine aldığı hediye ve çektiği fotoğrafların kaybolmasından dolayı maddi ve manevi zarara uğradığını, Karşıyaka 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/157E. sayılı dosyası ile açılan davada yetkisizlik kararı verildiğini, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/497 E. sayılı dosyasında da davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ileri sürerek, 2.000,00 YTL maddi, 5.000,00 YTL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayın 20.09.2005 tarihinde meydana geldiğini, Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 131. maddesinde hava aracının varma yerine geldiği tarihten itibaren 2 yıl içinde dava açılmaz ise tazminat ve talep hakkının düşeceğinin düzenlendiğini savunarak, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 131.maddesine göre "hava aracının varma yerine geldiği veya gelmesi gerektiği tarihten veya taşımanın durduğu tarihten itibaren iki yıl içinde zarardan dolayı dava açılmaz ise tazminat talep hakkının düşeceği"nin düzenlendiği, davaya konu bavulun 20.09.2005 tarihinde kaybolduğu, daha önce açılmış davaların hak düşürücü süreyi etkilemeyeceği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava Amsterdam’dan İstanbul’a yapılan havayolu ile uluslararası taşımadan doğan alacak istemine ilişkin olup Türkiye’nin de taraf olduğu Varşova/Lahey Konvansiyonu’nun 1 nci maddesinde (uçak ile ücret karşılığında yapılan bütün uluslararası insan bagaj veya eşya taşımalarında) konvansiyon hükümlerinin uygulanacağının öngörülmüş olmasına ve Konvansiyonun 29. maddesinde de 2 yıllık süre öngörülmüş olup davanın bu sürede açılmadığının anlaşılmış bulunmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12629, K. 2011/5167, 28 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama