KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1284 E., 2010/7224 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2010
- Mahkemesi
- İskenderun Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İskenderun Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2008 tarih ve 2006/277-2008/328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların keşideci ve ciranta olduğu müvekkilinin hamili bulunduğu çekin süresinde bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığını, davalılar hakkında yapılan takiplerin de itirazlar üzerine durduğunu ileri sürerek, 7.500 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve temel ilişkiye dayalı olarak açılan bu davanın temel ilişkinin bulunmadığı keşideciye karşı açılmasının doğru olmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, alacak istemine ilişkindir.
Davacı, keşidecisi davalı ..., cirantası davalı şirket olan 30.03.2005 tarihli çekin yetkili hamili olduğunu ileri sürerek, temel ilişkiye dayalı olarak çek bedelinin tahsilini istemiştir. Davacı, kendisi ile davalı ciranta şirket arasında satım sözleşmesinin olduğunu ileri sürmüş bulunmasına göre BK’nın 125. maddesine göre bu sözleşmeye uygulanması gereken zamanaşımı süresi 10 yıl olup, mahkemece, bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1284, K. 2010/7224, 22 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama