İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/13 K.2010/5482

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.07.2008 tarih ve 2007/312 - 2008/418 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2009/13Karar2010/5482Tarih17 Mayıs 2010Okuma4 dk · 740 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/13 E., 2010/5482 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Mayıs 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

740 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.07.2008 tarih ve 2007/312 - 2008/418 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Üsküdar Şubesi’nde bulunan hesabından müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmadan 01.02.2007 tarihinde internet aracılığı ile tanımadığı ... isimli bir kişinin hesabına toplam 6.200,00 YTL havale yapıldığını, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, anılan meblağın 01.02.2007 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının şifresini koruyamadığını, davacının hesabından yapılan havale işlemleri ile ilgili olarak müvekkili bankaya izafe edilecek kusur bulunmadığını, davacının kullanmış olduğu bilgisayarın güvenliğinden müvekkili bankanın sorumlu olmadığını, davacının zararının şifrenin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, davacının kendi kusurundan doğan işbu zararı talep etmesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şifresinin davacının kusurlu hareketiyle ele geçirilip şifre değiştirilip paranın havale edildiğine dair somut ve teknik delil elde edilemediği, davacının kusuruna yönelik bilirkişi görüşüne itibar edilmediği, yasayla kurulan, mevduat kabulü ve bankacılık işlemleri konusunda görevlendirilmiş olan ve BK’nun 99/2. maddesine tabi kuruluş olan bankaların güven kurumu oldukları, davacının bankaya yatırdığı mevduatının özenle saklanması gerekirken bankanın objektif özen görevini yerine getirmediği,

hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.200,00 YTL’nın 01.02.2007 tarihinden itibaren bankalarca vadesiz mevduata uygulanan mevduat faizini geçmemek üzere avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Davacının tavzih talebi üzerine, mahkemece, tavzih talebinin kabulü ile 6.200,00 YTL alacağın 01.02.2007 tarihinden itibaren bankalarca vadesiz mevduata uygulanan “en yüksek” mevduat faizini geçmemek üzere avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı ve tavzih kararını davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

HUMK’nun 455 ve devam eden maddeleri uyarınca hükmün tavzihi, hükmün müphem ve gayrivazıh olması veya mütenakız fıkraları ihtiva etmesi halinde mümkündür. Tavzih yolu ile hüküm fıkrasında bir değişiklik yapmak mümkün değildir.

Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, gerekçeli kararda hüküm altına alınan miktarın “01.02.2007 tarihinden itibaren bankalarca vadesiz mevduata uygulanan mevduat faizini geçmemek üzere avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline” şeklinde karar verilmiştir.

Davacı vekilinin davalı tarafa tebliğ edilen tavzih talebini içeren dilekçesi üzerine, temerrüt faizini tavzih yolu ile “bankalarca vadesiz mevduata uygulanan “en yüksek” mevduat faizini geçmemek üzere avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline” şeklinde değiştiren 09.10.2008 günlü mahkeme kararı HUMK’nun 455 ve devam eden maddelerine açıkça aykırı olup, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK’nun 382. ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.

Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karar uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır.

Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.

Somut olayda mahkemece kısa kararda, hüküm altına alınan miktarın “01.02.2007 tarihinden itibaren bankalarca vadesiz mevduata uygulanan “en yüksek” mevduat faizini geçmemek üzere avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline” karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda hüküm altına alınan miktarın “01.02.2007 tarihinden itibaren bankalarca vadesiz mevduata uygulanan mevduat faizini geçmemek üzere avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline” şeklinde karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında faiz oranı hususunda çelişki yaratılmıştır.

Buna göre, mahkemece tefhim edilen kısa karar ile tebliğ edilen gerekçeli kararın birbiriyle çelişkili olduğu ve bu çelişkinin tavzih yoluyla düzeltilmesinin de yasal olarak mümkün bulunmadığının anlaşılmasına göre, asıl kararın da bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre de, davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile tavzih kararının davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl kararın BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13, K. 2010/5482, 17 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/13
Karar No
2010/5482
Tarih
17 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/18 K.2010/6959
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/18 K.2010/5798
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/22 K.2010/5711
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2009/23 K.2010/1
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/25 K.2010/5648
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/30 K.2010/3798

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.