KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13235 E., 2011/6623 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.12.2008 tarih ve 2007/419-2008/396 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı ile 28.08.1969 tarihinde düzenlenen 8798 nolu hayat sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeye göre aylık ödemeleri yaptığını, 30 yıllık sigorta süresinin 28.08.1999 tarihinde dolduğunu ve bu tarih itibariyle kendisine yaşam boyu aylık 424,57 ödeme ile en geç 5 senede bir kar payı ödenmesinin yapılması gerekmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, poliçe hükümlerine aykırı hareket edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL'nin yaşam boyu davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının poliçesinin süre sonu değerinin toplam 1,24 TL olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 28.08.1969 gün 8798 nolu hayat sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, sigorta sözleşmesinin 28.08.1999 tarihinde sona erdiği, davalı sigorta şirketinin sigortalılık süresi içinde elde etmiş olduğu karların %30'unun sigortalı hesaplarına dağıtılması sonucu nominal değerle birlikte davacıya kar payı olarak ödenmesi gereken miktarın 1,240,85 YTL olduğu, davacı tarafça süresi içinde davalıya müracaat edilmediğinden davalının toplu irat şeklinde ödeme kararı verdiği, davacının talebi gibi aylıklar halinde irat ödenmesinin mümkün olmadığı,
dava dilekçesinde miktarı belirtilmemekle birlikte kar payının tahsilinin de istendiği gerekçesiyle davacının kar payına ilişkin davasının kabulüne, 1.240,85 TL kar payının tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, 24.12.2008 günlü karar ile davanın kısmen kabulüne, 1.240,85 TL kar payının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalının tavzih talebi üzerine 30.04.2009 tarihli karar ile hükümdeki 1.240,85 TL ibaresi 1.24 TL olarak tavzih edilmiştir.
Her ne kadar hükmün tavzihle değiştirilmesi mümkün değilse de, tavzih kararının taraflara usulünce tebliğ edildiği ve temyiz edilmediği, tavzih kararının kesinleştiği, bu itibarla hükmün tavzih edilmiş haliyle değerlendirilmesinin gerektiği dikkate alındığında, hüküm tarihi itibariyle davanın kabulüne karar verilen kısmı HUMK'nun 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi uyarınca kesin olduğundan davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13235, K. 2011/6623, 31 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama