KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13289 E., 2011/6228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Orhangazi Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/07/2009 tarih ve 2008/298-2009/417 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının 1986-2002 yılları arasında birlikte kuyumcu dükkanı işlettiklerini, ticari işletme adı olarak “Cihan Kuyumcusu” ibaresini kullanarak ticaret sicil memurluğuna ve esnaf odasına davacı ve davalı adına ayrı ayrı tescil ettirdiklerini, bu ortaklığın 2002 yılında sona ermesinin ardından kuyumcu dükkanının müvekkili tarafından işletilmeye devam edildiğini ancak davalının bu işletme adını “Cihan Kuyumculuk 2” ibaresi ile kullanmaya başladığını ileri sürerek, davalının tecavüzünün ve haksız rekabetinin önlenmesine, ticaret sicilindeki işletme adının silinmesine, 1.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Türk Patent Enstitüsü nezdinde “Cihan Kuyumculuk” adı altında kayıt olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin önlenmesi, ticaret sicilindeki işletme adının silinmesi ve maddi, manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece "Türk Patent Enstitüsü nezdinde Cihan Kuyumculuk adı altında bir kayıt olmadığından davalının Cihan 2 Kuyumculuk ismini kullanmasında sakınca bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacı tarafça dava dilekçesinde davalının haksız rekabetinin tespitine ve önlenmesine karar verilmesi talep olunmakla, HUMK m.8 gereğince davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu düşünülmeksizin, davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13289, K. 2011/6228, 23 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama