KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13298 E., 2011/5859 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/06/2009 tarih ve 2009/24-2009/342 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin Hollanda uyruklu olup, davalı banka nezdinde Euro hesabı açtırdıklarını, hesap açma işlemlerinin dava dışı ...'ın tercümanlığı ile yapıldığını, bu esnada anılan şahsın müvekkillerine ait tüm bilgileri edindiğini, 25.03.2003 tarihinde Hollanda'dan havale edilen 30.000 Euro'nun tahsili amacıyla müvekkillerinin davalı banka şubesine gittiklerini ancak banka tarafından kasalarının ödeme yapmaya müsait olmadığı yönündeki gayri hukuki gerekçe ile ödemede bulunulmadığını,
müvekkillerinin banka görevlisinin belirttiği günde gittiklerinde ise paranın başka bir şahsın hesabına internet bankacılığı ile havale edildiğinin öğrenildiğini, ...'ın öğrendiği gizli bilgileri kullanarak müvekkilleri adına internet şifresini aldığını, aldığı şifreyi de kullanarak müvekkillerinin hesabında bulunan 30.000 Euro'yu ...'un hesabına havale ettiğini, davalı bankanın yasadan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek,
30.000 Euro havale bedelinin 25.03.2003 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte aynen ödenmesine ve müvekkillerinin uğradığı manevi zarar karşılığı 10.000.000.000.-TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işlemler sırasında kullanılan bilgilerin bizzat davacılar tarafından ...'a verildiğini, bu bilgilerin bankada hesabın açıldığı sırada öğrenilmiş olmadığını, olayın meydana gelmesinde kusur ve ihmalin davacı tarafa ait bulunduğunu, manevi tazminat isteminin dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı bankanın eylemi ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13298, K. 2011/5859, 12 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama