KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13386 E., 2011/5964 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.07.2009 tarih ve 2008/234-2009/117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına TPE nezdinde tescilli “Desen” başlıklı çoklu tasarım belgesindeki 7, 8, 9, 10, 11, 12 nolu tasarımların müvekkiline ait “Bratz ” ve “Lıl’Bratz” karakterlerinin taklidi olduğunu, yenilik ve ayırtedicilik taşımadığını ileri sürerek bu tasarımların hükümsüzlüğünü ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tasarımlarının davacının modellerinden farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının 10/04/2006 başvuru tarihli 2006/1400 tescil nolu çoklu tasarım tescil belgesindeki 7, 8, 9, 10, 11, 12 nolu tasarımlarının davacının 2001 yılında üretip “Bratz” oyuncak markası ile pazarladığı hayali karakterlere göre hiçbir yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığı, Ankara 3.FSHH Mahkemesinin 2006/470 esas 2007/33 sayılı karar ile hükümsüzlüğüne karar verilen davalı adına tescilli markanın başvuru tarihi olan 12/01/2005 tarihinin tasarım tescil belgesinin müracaatından geriye doğru 12 aydan daha önceki dönemde olduğu, tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, hükmün ilanı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Ancak, davacının hükmün özetinin ilanı talebinin fer’i nitelikte bulunduğu ve reddi nedeniyle davalı lehine ücreti vekalet verilmesi gerekmediğinden, mahkemece bu talebin reddi nedeniyle davalı lehine ücreti vekalet takdir edilmesi doğru olmamıştır. Kararın
bu nedenle davacı yararına bozulması gerekir ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamaya ihtiyaç göstermediğinden, HUMK nun 438/7. madde ve fıkrası uyarınca kararın aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13386, K. 2011/5964, 16 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama