KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13394 E., 2011/6488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.06.2009 tarih ve 2007/472 - 2009/402 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan Dicle Ulus. Nak. İnş. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın davalı tarafından Özbekistan’dan Türkiye’ye taşındığını, 84 varilden 77 adedinin hasarlı olarak sigortalıya teslim edildiğini ve sigortalıya tazminatın ödendiğini ve davalılardan CMR sigorta şirketi Başak Sigorta şirketini poliçe limitiyle zarardan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 13.664,67 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalılardan araç sürücüsü ... hakkındaki davasını atiye bırakmıştır.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, CMR sözleşmesinin 23/3 maddesi uyarınca sorumluluk sınırında kalan hasarın davalı taşıyıcı firmalardan tahsilinin gerektiği, davalılardan sigorta şirketinin istifleme ve bağlama hatasından kaynaklanan hasar nedeniyle sorumluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 13.664,67 TL’nin davalı taşıyıcı firmalardan tahsiline, Başak Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddine ve davalılardan ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Dicle Ulus. Nak. İnş. Ltd. Şti vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığın uluslararası karayolu ile taşımadan kaynaklandığı ve uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı kuşkusuzdur. Anılan Konvansiyonun 17/4.b maddesinde “ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması” halinde meydana gelen hasardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı öngörülmüştür. İlke olarak, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekip bu nedenle meydana gelecek hasarlarda müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Mahkemece görüşüne başvurulan üç kişilik bilirkişi kurulundaki muhalif üye tarafından da davaya konu taşımada ambalajlama hatası olduğu belirtilerek taşıyanın yarı oranında kusurlu olduğuna işaret edildiği halde farklı görüşlerin ileri sürüldüğü bu raporun mahkemece tartışılmaması ve hasarın nedenin tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmeden hüküm kurulması yerinde olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davaya konu taşımada ambalajlama hatası olup olmadığı, hasarın yetersiz ambalajlamadan mı yoksa hatalı istiflemeden mi kaynaklandığı, yüklemedeki hatanın tespiti ve nedenselliğin sübutu halinde fiili olarak istiflemenin kimin tarafından yapıldığı hususlarının usulünce araştırılarak,
gönderen tarafından yapılmış ise, yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalı taşıyıcının yükün güvenli taşınabilmesi için nezaret yükümlülüğünün bulunması nedeniyle meydana gelen hasarda müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü, istifin davalı taşıyıcı tarafından yapılması halinde ise, meydana gelen hasarda tüm kusurun taşıyıcıda olacağının kabulü gerekip,
bu tespitler ışığında da davalılardan CMR sigorta poliçesini tanzim eden Başak Sigorta AŞ’nin rizikoyu tazmin yükümlüğünün bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13394, K. 2011/6488, 30 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama