KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13397 E., 2011/14901 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.06.2009 tarih ve 2009/15 - 2009/443 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.11.2011 gününde davacı avukatı ..... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 2001 yılı için geçerli olmak üzere yazılı olarak reklam ve sponsorluk sözleşmesi yapıldığını, anılan sözleşmenin 2002 ve 2003 yılı için devamına ilişkin tarafların sözlü olarak anlaştıklarını, ancak müvekkilinin 2003 yılına ilişkin sözleşme gereği edimini yerine getirdiği halde davalının reklam bedeli olarak 25.390,20 YTL’yi müvekkiline ödemediğini ileri sürerek, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 2001 yılı için geçerli olduğunu, 2003 yılı için sözleşmenin devam etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında 2001 yılı için reklam ve sponsorluk sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin 2002 ve 2003 yılı içinde sözlü olarak devamına karar verildiği, davalının 2001 ve 2002 yıllarına ait ücreti ödediği halde 2003 yılına ait reklam ve sponsorluk ücretini ödemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 25.390,20 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2008 tarihli kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak 2003 yılı için her hangi bir anlaşma yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13397, K. 2011/14901, 3 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama