KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13423 E., 2011/14902 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.135 kelime·6 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.02.2009 tarih ve 2007/135 - 2009/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı TPE vekili ve davalı Tülce Tekstil Mefruşat San.ve Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.11.2011 gününde davalılar Tülce Tekstil Mefruşat San. ve Tic.Ltd.Şti. avukatı ... gelip, davacı ve diğer davalı TPE avukatı tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalı Tülce Tekstil Mefruşat San. ve Tic.Ltd.Şti. dinlenildikten sonra,
duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 2002 yılından bu yana NART TEKSTİL GIDA TAŞIMACILIK İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ biçimindeki ticaret unvanı ile ticarî faaliyette bulunan müvekkilinin ortağı Raif NART’ın Benelux, Fransa, Almanya ve İspanya gibi ülkeleri kapsayan WİPO nezdinde 31.01.2001/750767 sayı ile tescilli uluslararası tescil belgesinin sahibi olduğunu, müvekkilinin de Avusturya, Bulgaristan, Yunanistan, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Slovakya, Rusya, Moldova ve Lübnan gibi ülkelerde yerel tescilleri bulunduğunu, bunun gibi TPE nezdinde tescilli NART, NARTKO JEANS, NARTTEKS,
NART+ŞEKİL ibareli tanınmışlık vasfı taşıyan markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin markalarına ve ticaret unvanına iltibas ve tecavüz oluşturan, ayrıca onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp, itibar ve ayırt ediciliğini zedeleyecek şekilde davalı şirketin WİNART ibareli marka tescil başvurusu yaptığını, müvekkilinin itirazının TPE YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek TPE YİDK kararının iptaline ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekilli, başvuru konusu WİNART ibareli işaret ile davacının NART ibareli markalarının karıştırılabilecek derecede aynı veya benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin başvurusunun konusu olan WİNART ibareli işaretin, İngilizce pencere anlamındaki WİNDOW ve sanat anlamındaki ART kelimelerinden türetildiğini ve Pencere Sanatı anlamını taşıdığını, NART ibareli davacı markaları ile ortalama tüketicileri yanılgıya düşürecek ve iltibas yaratacak bir benzerliğinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusunun 20, 25 ve 27. sınıfta yer alan ürünleri içerdiği, davacının 18, 25 ve 35. sınıf mal ve hizmetleri içerdiği, davacının başvurusunun konusu olan “WİNART” ibareli işaretin, 25. sınıf ürünleri içeren NART ibareli marka ile görsel, esas unsur ve sescil manada benzer mahiyette bulunduğu, davacının NART kök ve esas unsurlu seri markalarının bulunduğu,
dolayısıyla bir başkasının, aynı tür ürünler için, yine NART kök ve esas unsurlu veya bunlarla iltibas yaratabilecek bir işareti kullanmasının, seri içerisine girmek suretiyle davacının bu seri markalarının çekici gücünden yararlanması ve bu meyanda sunulan ürünlerin davacıya ait işletmenin ürünü olduğu biçiminde algılanacağı, bunun yanında davacının NART TEKSTİL GIDA TAŞIMACILIK İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ biçimindeki ticaret unvanının asıl ve ayırt edici ekinin NART ibaresi olduğu, kalan kısımların zaten herkesin kullanıma açık ibareler olduğu,
NART ibaresi ile WİNART ibaresinin yukarıda da açıklandığı üzere iltibas yaratabilecek derecede benzer bulunduğu, dolayısıyla, başvuru kapsamında bulunan tüm ürünler için, TPE’nin davacının ticaret unvanına tecavüz itirazını 556 sayılı KHK’nin 8/5. maddeleri uyarınca kabul edip, davalı başvurusunu tümden reddetmesi gerekirken, itirazı kabul etmemesinin hukuka uygun bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile TPE YİDK’nun 2006/M-4518 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescil olunan 09.06.2004 gün ve 2004/17284 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE Başkanlığı vekili ve davalı Tülce Tekstil Mefruşat San. ve Tic.Ltd.Şti. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, TPE YİDK kararının iptali ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından davacı şirketin NART ibareli 25. sınıf ürünleri içeren 23.06.1998/199964, NARTKO JEANS ibareli 25. sınıf ürünleri içeren 06.07.1995/161924, NARTTEKS ibareli 25. sınıf ürünleri içeren 03.10.1995/162990, NART+ŞEKİL ibareli 18, 25 ve 35. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 30.03.2005/11287 sayılı markasının bulunduğu, ayrıca ortağı ve yetkili temsilcisi Raif NART’ ın Benelux, Fransa, Almanya ve İspanya gibi ülkeleri kapsayan WİPO nezdinde 31.01.2001/750767 sayı ile tescilli uluslararası tescil belgesinin sahibi olduğu,
yine davacı şirketin ticaret unvanının NART TEKSTİL GIDA TAŞIMACILIK İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ biçiminde olduğu, 2002 yılında tescil ve ilân olup, iştigal mevzuunun mal ve hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin tebliğin 20, 25 ve 27. maddesi kapsamına giren ürün yelpazesini de içerecek biçimde geniş bir iştigal sahasını içerdiği, davalının ise WİNART ibareli markası ise 20, 25 ve 27. sınıfta yer alan ürünleri içerdiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece başvuru konusu olan “WİNART” ibareli işaretin, 25. sınıf ürünleri içeren NART ibareli marka ile benzer mahiyette bulunduğu, davacının NART kök ve esas unsurlu seri markalarının bulunduğu, dolayısıyla bir başkasının, aynı tür ürünler için, yine NART kök ve esas unsurlu veya bunlarla iltibas yaratabilecek bir işareti kullanmasının, seri içerisine girmek suretiyle davacının bu seri markalarının çekici gücünden yararlanması ve bu meyanda sunulan ürünlerin davacıya ait işletmenin ürünü olduğu biçiminde algılanacağı gerekçesiyle 25. sınıf yönünden markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de,
markaların bütünsel olarak değerlendirilmesinde fonetik, kavramsal, görsel anlamda birbirleri ile ayırtedici nitelikte farklarının bulunduğu, orta düzeydeki tüketicilerin markaları karıştırması yada birbirleri ile irtibatının bulunduğunu düşünmesinin mümkün olmayacağı gibi dava konusu işaretlerin tertip tarzları itibariyle çağrıştırma yoluyla dahi seri marka olarak algılanma ihtimaline yolacaçak derecede benzerlik bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu sebeple markalar arasında KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunmadığından bu sınıf yönünden davanın kabulü doğru görülmemiş kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Yine, mahkemece davacının NART TEKSTİL GIDA TAŞIMACILIK İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ biçimindeki ticaret unvanının asıl ve ayırt edici ekinin NART ibaresi olduğu, NART ibaresi ile WİNART ibaresinin iltibas yaratabilecek derecede benzer bulunduğu, davacının 2002 yılında tescil ve ilân olunan iştigal mevzuunun, mal ve hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin tebliğin 20, 25 ve 27. maddesi kapsamına giren ürün yelpazesini de içerecek biçimde geniş bir ticari sahayı içerdiği, 556 sayılı KHK’nin 8/5. maddesi uyarınca davacının ticaret unvanının ayırıcı eki ile davalının WİNART ibareli başvurusunun benzer olması,
ticaret unvanı ve iştigal mevzuunun davalının markalarının kapsamındaki ürünler ile aynı tür olması nedeniyle davalı markasının tescilli olduğu diğer sınıflar olan 20. ve 27. Sınıf yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de, KHK’nin 8/5. maddesi uyarınca tescilli bir sınai hakkın nisbi ret engeli olarak kabulü için başvuru konusu işaret ile davacı adına tescilli ticaret unvanın çekirdek kelimesinin aynı ya da iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzer olması gerekir.
Oysa dava konusu başvuru WİNART kelimesinden, davacının ticaret unvanı ise NART kelimesinden oluştuğuna göre artık KHK’nin 8/5. maddesine dayalı olarak dava konusu başvurunun reddi için nisbi ret engeli oluşturacağı kabul edilemez. Bu itibarla mahkemece davalı başvurusunun 20. ve 27. sınıf emtialar yönünden de hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13423, K. 2011/14902, 3 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama