KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13582 E., 2011/15381 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2009 tarih ve 2007/471 - 2009/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.11.2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından dava dışı ....’a yapılan satım karşılığında anılan şahsın davalı bankaya ait çekleri gönderdiğini, toplam tutarı 57.045,00 TL olan çeklerin bankaya ibrazında karşılığı olmadığının anlaşıldığını, yapılan icra takibi sırasında çek keşidecisi şahıs tarafından verilen adresin izbe bir gecekondu olduğunun ve keşidecinin uyuşturucu madde bağımlısı olup, bu durumunun çevresindeki herkes tarafından bilindiğinin tespit edildiğini,
davalı bankanın çek hesabı açarken usul ve yasaya uygun şekilde ekonomik ve sosyal durum araştırması yapmadan çek karnesi vermek suretiyle dava dışı şahsın ticari alanda faaliyet göstermesini kolaylaştırdığını, çek keşidecisi hakkında yapılan icra takibinden de netice alınamadığını, davalı bankanın çek defteri verirken kusurlu davrandığını, bu nedenle meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu, ayrıca davalının 3167 sayılı Yasa’nın 10. maddesi uyarınca karşılıksız çıkan çeklerden dolayı yasal sorumluluğunun bulunduğunu,
2007 yılı için her çek yaprağına karşılık olmak üzere davalı banka 410,00 TL ödemekle yükümlü olduğundan toplam 1.230,00 TL için davalı bankanın yasal garantisinin bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada yargılama sırasında yapılan ıslah ile toplam 57.045,00 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın çek karnesi vermeden önce müşterisi dava dışı ...’dan yasal tüm belgeleri aldığını, dava dışı keşidecinin çek hesabının açıldığı sırada engel bir durumunun bulunmadığını, müvekkili bankanın yasanın kendisine yüklediği tüm görev ve sorumlulukları özenli bir şekilde yerine getirdiğini, herhangi bir kusurunun olmadığını, davacının dava dışı şahısla hiçbir araştırma yapmaksızın ticari ilişkiye girmiş olması nedeniyle basiretli davranmadığını, kendi kusuruyla zarara sebebiyet verdiğini, davacının çek aslını bankaya teslim etmemesi ve ibraz anında bankanın sorumlu olduğu miktarı istememesi nedeniyle müvekkilinin çek yaprağı başına ödeme yapmak yükümlülüğünün de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın çek hesabı açtıran dava dışı ...’ın sosyo-ekonomik durumu hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çek karnesi verdiği, çeklerin karşılıksız çıktığı, davacı çek hamilinin de ticari ilişkide bulunduğu kişinin ekonomik durumunu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurması ve bu suretle özenli davranması gerekirken bu yükümüne aykırı davrandığı, tarafların eşit oranda kusurlu oldukları, davacının keşideci hakkında yaptığı takibin semeresiz kaldığı,
ibraz tarihi itibariyle davalı bankanın her çek yaprağı için sorumlu olduğu miktardan kusur oranında indirim yapılamayacağı, bu miktarı davalı bankanın her koşulda ödemesi gerektiği, kalan miktarın kusur oranı olan % 50’sine isabet eden miktar ile yasal olarak sorumlu olunan miktarın toplamı olan 29.137,50 TL’den davalı bankanın sorumlu bulunduğu sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 29.137,50 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13582, K. 2011/15381, 17 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama