KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13593 E., 2011/6109 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.02.2009 tarih ve 2007/934 - 2009/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ve dava dışı Hüseyin Uzunoğlu ile 30.09.1997 tarihinde NMH Madencilik Ltd.Şti’ni kurduklarını, diğer ortakların parası olmadığı için tüm sermayenin müvekkilince karşılandığını, davalı ve diğer ortağın müvekkilinin daha sonra yaptığı harcamalar dahil sermaye taahhütlerini payları oranında müvekkiline ödemeyi taahhüt ettiklerini, yaklaşık bir yıl boyunca müvekkilinin harcama yaptığını, şirketin yaklaşık 300.000 USD faaliyet zararı doğduğunu, davalının hissesine düşen kısım için 15.03.1999 tanzim tarihli 100.000 USD’lik senedi imzalayıp müvekkiline verdiğini,
senede dayalı olarak takip yapılmasına rağmen takibe itiraz edildiğini, İstanbul 8.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2006/1684 Esas 2006/1723 Karar sayılı kararı ile tanzim yeri bulunmayan senedin kambiyo senedi vasfı taşımadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiğini, davalının müvekkili hakkında bedelsiz senedi kullanmak suçundan yaptığı suç duyurusunda senedin teminat senedi olduğunu ikrar ettiğini, müvekkilinin alacağını alamaması sebebiyle başlatılan ilamsız takibe davalının haksız ve kötüniyetle itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini takibin devamını, %40 icra inkar tazminatını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacak iddiasının 1999 yılına dayandığını, BK’nun 126/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, dava konusu bononun şirketler hukuku uyarınca teminat olarak verildiğini, miktar yazılmadığını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK’nun 126/4. maddesi uyarınca “ticari olsun olmasın bir şirket akdine dayanan ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davaların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu”, şirketin 30.09.1997 tarihinde kurulduğu, bononun tanzim tarihinin 15.03.1999 olup davalı beyanına göre şirketin kuruluş aşamasında teminat olarak boş şekilde imzalanıp verildiği, davacının bunun aksini kanıtlayacak bir belge ibraz etmediği, bononun tanzim tarihi olan 1999 yılında düzenlendiği kabul edilerek BK’nun 126/4. maddesi uyarınca dava tarihi olan 27.12.2007 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13593, K. 2011/6109, 18 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama