KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13598 E., 2011/5979 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/06/2009 tarih ve 2008/273-2009/1466 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından işyeri paket sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan dava dışı sigortalının işyerinin kombiden sızan sular nedeniyle hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalıların bina maliki olarak oluşan hasar nedeniyle sorumlu olduklarını, bu nedenle davalılar hakkında icra takibi başlattıklarını ve davalıların takibe itiraz ettiğini iler sürerek, davalıların icra takibine itirazlarının iptali ile takibin devamına ve alacağın % 40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuş ve alacağın % 40’ı oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların kombinin mutad bakımlarını yaptırdıklarını kanıtlayamadıkları, BK m. 58 gereğince bina maliki sıfatı ile oluşan zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takibinin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, tarafların icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri paket sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalıların davaya konu kombinin mutad bakımlarını yaptırdıklarını kanıtlayamadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dosya içinde mevcut kira sözleşmesi içeriğinden, kombinin bakımının kiracı tarafından yapılmasının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, öncelikle taraflar arasında yapılan kira sözleşmesindeki ilgili hüküm değerlendirilerek kombinin bakımına ilişkin yükümlülüğün, meydana gelen su sızıntısı ile irtibatının bulunup bulunmadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilmeli, bu tespit ile birlikte kusursuz sorumluluk türlerinden olan ve BK’nun 58. maddesinde düzenlenen bina malikinin sorumluluğunu ortadan kaldıran illiyet bağının kesilip kesilmediği olgusu tartışılmalı, bir başka anlatımla, olayda mücbir sebep, üçüncü kişinin ağır kusuru veya zarar görenin ağır kusurunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
Mahkemece, değinilen bu hususlar incelenip tartışılmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13598, K. 2011/5979, 16 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama