KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13828 E., 2011/6429 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.04.2009 tarih ve 2008/54 - 2009/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın pay sahipleri defterinde kayıtlı nama yazılı hisse sahibi olduğunu, bankanın 1969 yılından beri kar dağıtmayarak öz kaynaklara ilave ettiğini, 1984 yılından sonrada 223 sayılı KHK uyarınca genel kurulların kaldırılması nedeniyle kar payının akıbeti konusunda karar alınamadığını, müvekkilinin taleplerinin sonuçsuz kaldığını, hiçbir genel kurula çağrılmamış olduğunu, karın dağıtılmasının zorunlu olduğunu ileri sürerek,
genel kurulun 1984-2001 yılları arası yapılıp yapılmadığının tespiti ile iptaline, ortakların rüçhan haklarını kullanmalarının engellenip engellenmediğinin, genel kurul çağrılarının TTK'nun 368. maddeye uygun yapılıp yapılmadığının, anasözleşme değişikliklerinin kanuna uygun yapılıp yapılmadığının, tüm genel kurullarda ortaklar aleyhine alınan kararların TTK'na uygun olup olmadığının, eğer genel kurul çağrıları usulüne uygun yapılmış olsa ve bedelli sermaye artırımlarına katılarak rüçhan hakkını kullansaydı müvekkilinin mülkiyetinde olabilecek bedelli hisse senedi miktarının tespitini, bu miktarın pay defterine tescilini,
bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde müvekkilinin hisse senedi adedinin toplamı tespit edildikten sonra, malvarlığında bulunması gerekirken bulunmayan hisse senetlerinin reel piyasa değerinden şimdilik 5.950,00 YTL'nın ve dava tarihine kadar ödenmemiş kar paylarına mahsuben 50,00 YTL'nın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, KHK'lerle yapılan düzenlemeler sonucu kar payı dağıtılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, anonim ortaklıklarda genel kurulca karın dağıtılması kararı alınmadıkça kar payının bir alacak davasıyla istenmesinin olanaksız olduğu, davacının genel kurul kararlarına karşı dava yolu ile itiraz edebileceği veya gündeme madde konulmasını teklif edebileceği, bu yolları tüketmeden tazminat davası şeklinde isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13828, K. 2011/6429, 26 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama