KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/141 E., 2010/6086 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.05.2008 tarih ve 2004/423-2008/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka çalışanı ...’un müvekkiline bankada hesap açılması halinde yüksek oranda faiz kazanacağını, paranın özel havuz sisteminde değerlendirilmesi halinde fazla gelir elde edeceğini söyleyerek müvekkilinden para aldığını, müvekkilinin davalı ...’ya EFT yolu ile 10.000YTL gönderdiğini, davalı banka çalışanının hesaplarda usulsüzlük yaptığının bankada yapılan denetimde ortaya çıktığını ve davalı ... hakkında kamu davası açıldığını, bankanın adam çalıştıran sıfatı ile sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00YTL’nin mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının bankada açılmış bir hesabı bulunmadığı gibi banka müşterisi de olmadığını, davacının davalı ...’ya güvenerek banka dışında işlemlerini değerlendirdiğini, EFT’nin davalı ...’nın şahsi hesabına yapıldığını, bankaya hesap açılması yönünde verilmiş bir talimat bulunmadığını, davalı ... davacı ile şahsı adına muhatap olduğu için temsil ve istihdamın sözkonusu olmadığını, bankanın sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalı ...’un bankada usulsüz işlemler yaptığı gerekçesiyle tutuklandığı ve yargılandığı, bankada davacı adına açılmış bir hesabın olmadığı, banka cüzdanı düzenlenmediği, para yatırma dekontu bulunmadığının sabit olduğu, davacı tarafından 26.09.2003 tarihinde ... adına EFT yolu ile 10.000,00.YTL havale gönderildiği, havale makbuzunda açıklama bulunmadığı, havalenin bu hali ile BK’nun 458.maddesi uyarınca ödeme anlamında olduğu,
banka yönünden çalışana gönderilen havalenin bankaya açılmış bir hesap, para yatırma dekontu, hesap cüzdanı gibi işlemler olmadığından bankacılık dışı işlemler kapsamında olduğu davalı ...’nın eyleminin banka adına yürütülen hizmetler dışında, çalışanın şahsi sorumluluğunu doğuran davalıya karşı haksız eylem niteliğinde olduğu,
bankaya usulünce emanet edilen bir mevduat sözkonusu olmadığından BK’nun 55.maddesi uyarınca istihdam eden ya da 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca mevduat kabul eden olarak bankanın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle banka hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın kabulü ile 1.000,00 YTL’nin davalı ...’dan 26.09.2003 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/141, K. 2010/6086, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama