KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14159 E., 2011/15854 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
660 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/07/2009 tarih ve 2007/73-2009/183 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22/11/2011 gününde davalı avukatı ....geldi, davacı-karşı davalı davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 1993 tarihinde imzalanan "Televizyon Film Alım Satım Sözleşmesi" gereğince, 1986-1989 yılları arasında üretilmiş toplam 85 adet sinema eserinin mülkiyetinin ve bazı haklarının davalıya devredildiğini, söz konusu filmlerin 50 tanesinin müvekkilinin bizzat imal ettiği filmler olduğunu, FSEK kapsamındaki eserlerin koruma sürelerinin 4110 ve 4630 Sayılı Kanunla 20 yıldan 70 yıla çıkartıldığını, dolayısıyla 1986 yılında alenileşmiş 12 adet filmin 20 yıllık sürelerinin dolduğunu ve uzayan süreler bakımından her türlü mali hakların müvekkiline geri döndüğünü, hal böyle iken davalının,
mevcut filmleri kullandığını ve kopyaları elinde bulundurmak suretiyle müvekkili haklarına tecavüz ettiğini iddia ederek, müvekkilinin filmlerin yapımcısı ve eser sahibi olduğunun, tüm mali haklarının ve yapımcı bağlantılı haklarının müvekkiline ait olduğunun tespitini, vaki muhtemel tecavüzün men'ini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı-k.davacı vekili, söz konusu filmlerin sözleşme gereğince mülkiyeti ile birlikte mali haklarının müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemeler gereğince ve mülkiyetin devamı boyunca filmlerin çoğaltma ve temsil hakkına sahip olduğunu, davacının filmlerin imal edicisi olup olmadığının belli olmadığını ve davacı taleplerinin yersiz olduğunu savunarak, asıl davanın reddini, dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesini, dava konusu filmlerin müvekkiline ait olduğunun tespitini, müvekkilinin filmlerin çoğaltma ve temsil hakkının tespitini, davacı-k.davalının bu haklara olası tecavüzünün men'ini talep ve karşı dava etmiştir.
Mahkemece iddia,savunma,dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre,davacının eser sahibi olduğu, dava konusu sinema filmlerinin FSEK.5.maddesinde belirtilen sinema eseri niteliğine haiz fikri ürünler olduklarını, 1986/1989 yıllarında imal edilen bu filmlerin eser sahiplerinin 1995 yılından önce yürürlükte bulunan FSEK 8/4 maddesine göre eser sahiplerinin yapımcı olması nedeniyle 20 yıllık koruma süresi dolduktan sonra eser sahipliğinin davacıya avdet edeceğini,
FSEK 26/1 maddesi uyarınca mali hak devrinin ancak koruma süresi boyunca mümkün olduğunu ve 51.madde uyarınca da koruma sürelerinin çıkarılacak mevzuatla uzatılmasından doğacak yetkilerden vazgeçilemez ve bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler geçersiz olduğundan, film kayıtlarını içeren kopyalarının mülkiyetinin devredilmesinin bu hükmü değiştirmeyeceğini,
fikri haklara ilişkin devirlerin eşya üzerindeki haklar gibi kesin bir devir içermediğini ve taraflar arasındaki sözleşmenin akdedildiği 1993 yılında yürürlükte bulunan FSEK madde 29 ve 27/4 'te tespit edilen koruma sürelerinin bu sözleşmeyle yapılan mali hak devirlerinin de maksimum süresini gösterdiğini FSEK 57.maddesi gereğince kazanılan haklar, davaya konu filmlerin koruma süresi boyunca devam edecek olup,
1993 yılında yapılan sözleşme ile devredilen haklar davaya konu her bir filmin aleniyet tarihinden itibaren 1995 yılından önce yapılmış olmaları sebebiyle 20'şer yıllık koruma süresi boyunca hakları devralan kişi ancak davaya konu sinema eserlerini kullanma hakkına sahip olacak ve 4110 Sayılı Yasa gereği 1995 yılından sonraki dönemlerde 20 yıllık koruma süresi dolan filmlerin eser sahipliği ise, Yasa çıktıktan önceki eser sahibine ve somut olayımızda da filmlerin yapımcısı davacıya döneceğinden,
karşı davada iddia edilen davaya konu filmlerin sözleşme gereği mali haklardan faydalanma hakkının karşı davacıya ait olduğunun tespiti ve davalının çoğaltma ve temsil hakkına yönelik tecavüzünün men'ine dair iddialarının yerinde görülmediği gerekçeleriyle asıl davanın kabulüne,karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Karar davalı-k.davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
18,40 H · 15,60 PH · 02,80 BK · 28/11/2011 KLY
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14159, K. 2011/15854, 24 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama