KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14374 E., 2011/6801 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.06.2009 tarih ve 2007/208 - 2009/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı, davalılar ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Cumhuriyet Gazetesi'nin haftalık eki olan ...'ne yayınlanmak üzere gezi yazısı gönderdiğini, derginin 21.03.2007 tarihli sayısında eserin başlık ve diğer kısımlarının değiştirilerek yayınlandığını, FSEK'nun 16. maddesi gereğince manevi haklarının ihlal edildiğini, telif ücretinin de ödenmediğini ileri sürerek, 400 TL telif ücretinin yayın tarihinden itibaren avans faiziyle, 242,73 TL ihtar giderinin dava tarihinden, 3.000 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, eserin değiştirilmemiş şekliyle dergide yayınlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili ... dışındaki davalıların olayda sorumluluğu bulunmadığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, e-posta yazışmala- rında davacının değişikliğe rıza gösterdiğini, yayım tekniği icabı gerekli değişikliklerin yapıldığını, diğer yazısı yayınlanan yazarlara da telif ücreti ödenmediğini, kendilerinden para talep edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının yazısının eser niteliğinde olduğu, yazının kısaltılabileceğini, imla hatalarının düzeltilebilece- ğini ancak bunun eserin anlam ve bütünlüğünü zedelememesi gerektiği, olaydan imtiyaz sahibi ... ile değiştirme, kısaltmaları yapan ...'ın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, 400 TL maddi tazminatın yayın tarihi olan 21.03.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle, 400 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren yasal faiziyle, 242,73 TL ihtarname giderinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar özetinin dergide yayınlanmasına, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalılar ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki 3 numaralı bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalılar vekilinin temyiz isteminin incelemesinde; HUMK'nun, 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesin olup, anılan miktar 01.01.2009 tarihi itibariyle 1.400,00 TL'na çıkarılmıştır.
Somut olayda, mahkemece 05.06.2009 tarihinde, 1.042,73 TL’nın mümeyyiz davalılardan tahsiline hükmedilmiş olup, söz konusu miktarın hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davalı ... ve ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; mahkemece, davacının maddi tazminat taleplerinin tamamı kabul edildiği halde, davalılar yararına vekalet ücreti verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14374, K. 2011/6801, 6 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama