KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14414 E., 2011/7790 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
682 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2009 tarih ve 2005/254-2009/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili ...'ın uzun yıllar ortak olarak kuyumcu imalathanesi işlettiklerini, daha sonra ayrıldıklarını, taraflar ayrıldıktan sonra davalının daha önce müvekkili ile birlikte tasarladıkları ve piyasaya sürdükleri, halen birçok kişi tarafından kullanılan ve özgün bir tasarım olmayan dünyada ve Türkiye'de yaygın olan parçaları birleştirerek adına tescil ettirdiğini, tescil edilen tasarımların yeni ve ayırt edici olmadıklarını ileri sürerek,
davalı adına Nusret markasıyla tescil edilen endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 01.12.2006 tarihli dilekçesi ile de, 5059 nolu tasarım tescil belgesinde yer alan 1 nolu tasarımın hükümsüzlüğünü talep etmiş, diğer tasarımlara ilişkin davasını atiye bırakmıştır.
Davalı vekili, müvekkilinin babasının da kuyumcu olduğunu ve 1942 yılından beri özgün tasarımlar yaparak piyasaya sürdüklerini, davacı gerçek kişi ile babasının da müvekkilinin yanında çalıştıklarını, tarafların ortak olarak kuyumcu imalathanesi işletmediklerini, davacının, müvekkili tarafından kendisine verilen modellerin imalatını yaptığını, müvekkili tarafından tasarlanan takıların özgün ve müvekkiline ait olduklarını, davacının müvekkiline ait tasarımları kataloglarında kullanmaları nedeniyle aleyhine dava açtıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça iptali istenen tasarımların bulunduğu iddia edilerek sunulan katalogların, söz konusu tasarımların tescil tarihinden sonraki tarihe ilişkin olmaları nedeniyle yenilik değerlendirmesinde dikkate alınamayacakları, bu yönde dosyada başka bir delil bulunmadığı, ancak iptali istenen tasarımın harcıalem bir tasarım olduğu, bu nedenle tescil edilme koşullarını taşımadığı ve bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yeni ve ayırt edici niteliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı adına tescilli 5059 nolu çoklu tasarımlardan 1 nolu tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, diğer tasarımlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, endüstriyel tasarım tescil belgesinin iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dosyaya sunulan kök bilirkişi raporunda davacı tarafça ibraz edilen belgelere göre inceleme yapılmış ve iptali istenen 1998/5059 sayılı çoklu tasarım belgesindeki (1) nolu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu bildirilmiş, daha sonra sunulan ek raporda söz konusu (1) nolu yunus başlı bilezik tasarımının benzeri tasarımların 1990'lı yılların başından itibaren satışa sunulan harcıalem bir tasarım olduğundan yeni ve ayırt edici olmadığı mütalaa edilmiş, mahkemece de bu rapora itibar olunmuştur.
Dairemizin 24/01/2008 tarih 14938/1304 sayılı kararında da açıklandığı üzere, dava konusu tasarımın yenilik unsuruna sahip olmadığı, bir başka deyişle tasarımın dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulup sunulmadığı hususu bilirkişi görüşüne başvurulmak suretiyle çozümlenmelidir.
Kamu düzenine ilişkin olan bu ilkeye dayalı olarak konusunda uzman olan bilirkişi veya bilirkişilerin yapacakları araştırma sonucunda dava konusu tasarımın 554 sayılı KHK.'nın 6. maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulduğuna dair elde edilen bilgi ve bulguların HUMK'nun 75/ son maddesi çerçevesinde re'sen dikkate alınması ve bilirkişi raporundaki yenilik ve ayırtedicilik unsurlarına yönelik değerlendirmenin de anılan KHK'nın 5 ila 11. maddelerine uygun olup olmadığına ilişkin hukuki denetiminin mahkemece yapılması gerekmektedir.
Oysa dosyaya sunulan ek raporda sektör temsilcisi teknik bilirkişinin dava konusu tasarımın harcıalem olduğuna ilişkin soyut açıklaması dışında dava konusu tasarımın yeni olmadığına dair somut bir bilgi ve bulguların nelerden ibaret olduğu bilirkişi raporunda açıklanmamıştır.
Mahkemece, iptali istenen tasarımın yenilik unsurunu haiz olup olmadığı konusunda, Yargıtay denetimine elverişli olacak ve yenilik unsurunu haiz değilse bunun somut dayanaklarını da açıklar şekilde bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan, bir kısım tasarımlar yönünden davanın atiye terk edilmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş olmasına göre, yargılama giderlerinin bu husus gözetilerek takdiren paylaştırılması gerekirken, yazılı şekilde yargılama giderlerinin tamamından davalının sorumlu tutulması da doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
#########
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14414, K. 2011/7790, 28 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama