KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14783 E., 2011/7092 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.06.2009 tarih ve 2007/197 - 2009/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış “DEXTER” markasının 17.06.1993 tarihinden itibaren TPE nezdinde de tescilli bulunduğunu, davalının müvekkilinin izni olmadan “DEXTER” markalı ayakkabıları satışa sunduğunu ve işyerinde 6 çift taklit ürün ele geçirildiğini, davalının eylemi nedeniyle müvekkilinin zarar gördüğünü ve ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek, 500 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taklit olduğu ileri sürülen ayakkabıları “çantacı” diye tabir edilen bir şahısın numune olarak çalışanlara bıraktığını, daha sonra yapılan aramanın yasal süresi içerisinde olmadığını,, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinde yargılanan şirket ortağı ...’nun yeterli kanıt elde edilmediğinden beraatına karar verildiğini, kanun dışı delillere dayanılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirket yöneticisi ...’nun yargılandığı Ankara FSHCM dosyasında, işyerinde 01.11.2005 tarihinde yapılan aramada 6 çift "Dexter" ibareli taklit ayakkabıların ele geçtiği, ancak aramanın süresinde yapılmaması nedeniyle usulsüz olduğu, yöntemince elde edilmiş yeterli kanıt bulunmadığı gerekçesi ile beraatine karar verilmişse de, bu kararın hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcılığı olmadığı, davalı şirketin eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğu,
davacı talebi dikkate alınarak 556 sayılı KHK'nın 66/2-c hükmü uyarınca lisans yöntemine göre 49,50 TL maddi zarar oluştuğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalının sübjektif ve objektif koşulları, ihlalin niteliği ve boyutu, kusurun ağırlığına göre manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle 556 sayılı KHK’nın 62. maddesi uyarınca markaya tecavüz nedeniyle 49,50 TL maddi, takdiren 4.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14783, K. 2011/7092, 13 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama