KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14805 E., 2011/7136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.05.2009 tarih ve 2008/374-2009/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin "İLKİMZA" ibareli markanın tescili için diğer davalı TPE'ye başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkilinin 2001 yılında tescil ettirdiği "İLK İMZA" markasıyla aynı olduğu gerekçesiyle TPE'ye itiraz ettiklerini, itirazlarının nihai olarak TPE YİDK kararıyla reddedildiğini, ret kararının usul ve yasaya uygun olmadığını ileri sürerek TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı S.S. Müzik Prodüksiyon Turz. A.Ş. vekili, müvekkili başvurusuyla davacı markasının mal ve hizmetlerinin aynı ve benzer türde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı markası ile davalı şirket adına tescili talep edilen marka arasında şekil olarak ayniyet bulunduğu, ancak davacı markasının tanınmışlığına dair kanıt sunulamadığı, tescil edildikleri mal ve hizmetler yönünden karşılaştırma yapıldığında, davalı markasındaki mal ve hizmetlerin davacı mal ve hizmetlerinden tüketici profilleri, hizmet veya malların karşıladığı ihtiyaç, tüketim sıklığı, üretim ve sunum kanal ve yerleri itibariyle tamamen farklı olduğu, davacı markasının tescilli olduğu mal ve hizmetlerin tamamen farklı sektörlere ilişkin olduğu, davalının, davacının markasından haksız yararlanmasının mümkün görülmediği, mal ve hizmetler bakımından KHK'nın 7/1-b, 8/1-b ve 8/4 hükümleri çerçevesinde tescil engeli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14805, K. 2011/7136, 13 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama