İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/15174 K.2010/365

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.05.2007 tarih ve 2005/163-2007/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2009/15174Karar2010/365Tarih18 Ocak 2010Okuma4 dk · 803 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/15174 E., 2010/365 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Ocak 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

803 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.05.2007 tarih ve 2005/163-2007/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin bankalardan alacağı kredinin teminatı için müvekkili şirketin bazı taşınmazları üzerine ipotek verme yetkisi olan vekil ...' un tapuda düzenlenen ipotek sözleşmesinde bu yetki aşılarak, davalı şirketin ipotek alacaklısı olarak gösterildiğini, oysa vekaletin ipotek alacaklısı davalı değil, 3 ncü kişi banka olacak şekilde tesis edildiğini, vekilin davalı şirketin çalışanı olması dahi davalı şirketin kötüniyetini gösterdiğini, bu durumda davalı şirketin müvekkilinden bir hak talep edemeyeceği ve esasen bir alacağı da bulunmadığı halde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile davalının takip başlattığını,

yasaya aykırı olarak icra emri gönderdildiğinden itiraz edilemeyip takibin kesinleştiğini, Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2004/100 Esas sayılı dosyasına bu yolsuz ipotek tescilinin iptali için dava açtıklarını, o davada menfi tespit talep etmeyi unuttuklarını, yolsuz tescilin iptaline o davada karar verilse dahi, kesinleşmiş icra takibine etkisinin olmayacağını ileri sürerek, davalıya borçlu olunmadığının tespitini, en az % 40 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, İİK' nun 250/son cümlesine göre, ipoteğin iptali hakkındaki davalarda İİK' nun 72 nci maddesi hükümleri kıyasen uygulanacağından, bu davadan önce açılan o davanın sonucu alınmadan bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, öte yandan davalı şirket hiselerinin dava dışı Kombassan A.Ş.'ne devrindEn sonra ortaya çıkacak olan borçlara davalı şirketin ortaklarından olan davacı şirketin de ipotek vermeyi taahhüt ettiğini, bu dava konusu ipoteğin bu amaçla tesis edildiğini ve gerçek borca dayalı olduğunu,

vekaletnamenin hisse devrinden sonra verilmesinin davacı şirketin kötüniyetini gösterdiğini ve hisse devrindeki taahhüde aykırı şekilde kaleme alındığını, 6 yıl boyunca benimsedikten sonra ipoteğe vekaletnamenin kapsamından ötürü itiraz ettiğini, ipotek geçersiz olsa bile, davacının borcunun sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile davalının yaptığı takibin kesinleşmesinden sonra, davacının açtığı o dava sonunda vekaletnamede geçerli bir yetki bulunmadan ipotek tesis edildiği gerekçesiyle ipoteğin kaldırılmasına karar verilmekle, takibin dayanağı olan ipoteğin geçersiz hale geldiği, alacağın temeli olan hukuki ilişkinin ortadan kalktığı, böyle bir ipoteğe itibar edilemeyeceği, davalının kötüniyetinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle, menfi tespit isteminin kabulüne, tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin, var olduğu düşünülen hakkın kullanımı kapsamında başlatılmış bulunduğunun kabulü gerekmesi karşısında, mahkemece kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyizine gelince; dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

Davacının davalı aleyhine işbu davadan önce Gebze 2 nci Asliye Hukuk Mahkemesi' ne açtığı davada, davacının davalı şirkete gerçekte borcu bulunmadığı ve ayrıca vekaletname kapsamı aşılarak ipoteklerin tesis edildiği ileri sürülerek, ipoteklerin kaldırılması talep edilmiş, işbu dava devam ederken 07.03.2006 tarihinde yargılamaya son verilerek, ipotek işleminin dayanağı olan vekaletnamenin ipotek tesisi için yeterli olmadığı, vekaletnamedeki yetki ve sebep dışına çıkılarak ipotek tesis edildiği,

taraflar arasında alacak-borç ilişkisi olup olmadığının değerlendirilmesine gerek olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu kararın bulunduğu dosyanın fotokopilerini davacı vekili ibraz etmiş olup, kararda kesinleşme şerhi bulunmadığı gibi, davalı yan kararın kesinleşmediğini temyiz dilekçesinde ileri sürmüştür. Temyize konu kararın gerekçesinde de anılan kararın kesinleşip kesinleşmediği belirtilmemiştir.

Mahkemece o kararın kesinleşip kesinleşmediği üzerinde durulmadan, o mahkemece vekaletnamede geçerli bir yetki bulunmadığı gerekçesiyle ipoteğin kaldırılmasına karar verildiği, takibin dayanağı olan ipoteğin geçersiz hale geldiği gerekçesiyle menfi tespite karar verilmiştir.

Oysa, o davanın kabulü kararının kesinleşip kesinleşmediği üzerinde durulması, kesinleşmiş ise işbu davada davalı yanın derdestlik itirazındabulunmadığı da gözetilerek davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü ile şimdiki gibi menfi tespit isteminin kabulü kararı verilmesi gerekecektir. Şayet o davanın kabulü kararı temyiz edilip bozulur ve o davanın reddine karar verilip kesinleşirse işbu davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmeli ve borcun gerçekte bulunmadığı iddiası incelenmemelidir.

Bu durumda, o kararın kesinleşip kesinleşmediği üzerinde durulup, az önce açıklanan çerçevede davanın ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

3-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer, temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bir bölüm temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 04,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/15174, K. 2010/365, 18 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/15174
Karar No
2010/365
Tarih
18 Ocak 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/15175 K.2010/386
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/15175 K.2010/44
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/15177 K.2010/411
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/15177 K.2010/51
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/15178 K.2010/1106
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/15179 K.2010/437

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.