KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/15175 E., 2010/386 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.02.2006 tarih ve 2004/1672-2006/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatif ortağı bulunan davalının ödemediği (1.960.220.000) TL.aidat ve gecikme faizi borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek,itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, % 40 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının takip tarihi itibariyle (1.870,31) YTL.gecikme faizi borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının anılan meblağ üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazla taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, kooperatif aidat ve gecikme faizi alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. BK.’nun 84. maddesi hükmüne göre, faiz ve masrafları ödemede geciken borçlunun, yaptığı kısmi ödeme alacaklı tarafından öncelikle faize mahsup edilebilir. Bu ilke kooperatif alacaklarında da uygulanır. Bu itibarla anılan ilkeye aykırı olarak düzenlenen bilirkişi raporunun davada esas alınması doğru değilse de anılan yanlışlık davacının aleyhine olduğundan ve hüküm davacı tarafça temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılamamıştır.
Yine BK.’nun 104/son maddesi uyarınca, geçmiş günler faizinin tediyesinde temerrüt sebebi ile faiz yürütülemez.
Ancak mahkemece yukarıda açıklanan yanlış mahsup sonucu bulunan (1.870,31) YTL. “gecikme faizi” tutarı üzerinden takibin devamına karar verildiğinden ve davacı vekilince girişilen icra takibinde gecikme bedeline takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması talep edildiğinden, mahkemece anılan şekilde hüküm kurulmasıyla bu kez de BK.’nun 104/son maddesine aykırı şekilde faiz alacağına tekrar faiz uygulanmış olmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, anılan şekilde hüküm kurulması doğru değilse de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi, yargılamanın yeniden icrasını gerektirmediğinden, HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/15175, K. 2010/386, 18 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama