KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1574 E., 2010/7450 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.11.2008 tarih ve 2008/70 - 2008/256 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ‘+ AVRUPA KOLEJİ AVRUPA OKULLARI A +şekil’ ibareli markanın adına tescili için davalıya başvurduğunu, anılan başvurunun 556 sayılı KHK.nin 7/1-c-g maddelerine uyarınca ‘AVRUPA KOLEJİ’ ibaresinin listede yer alan hizmetler için tanımlayıcı nitelikte bulunduğu ve Avrupa Birliği Bayrağı’nın koruma altında olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, yapılan itiraz sonucu 556 sayılı KHK.nin 7/1-g maddesiyle ilgili ret gerekçesini kaldırıldığını, diğer gerekçe yerinde bulunarak itirazın ve başvurunun reddine karar verildiğini, markanın bir bütün olarak değerlendirildiğinde anılan KHK.nin 7/1-c maddesi kapsamında kalmadığını,
önceki tescillerden dolayı kazanılmış hakkının olduğunu ve kullanımla ayırt edici hale geldiğini, kararın yerinde olmadığını ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline ve başvurunun devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tesis edilen kararın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ibarenin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucu marka olarak tesciline engel bir hal olmadığı, kapsamındaki hizmetler için cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirtmediği, üretim ürünlerinin yapıldığı zamanı göstermediği, malların ve ürünlerin diğer karakteristik özelliklerini ifade etmediği, ayrıca içeriğindeki bazı sözcükler bu yönde bir telmih ifade etmese de bunların işarette münhasıran veya esas unsur olarak yer almadığı,
kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler itibariyle halka mal olmuş herhangi bir simge veya işaret niteliği bulunmadığı, yanılgıya sebep olmadığı, başka bir nedenle mutlak ret nedeni içermediği, özellikle davacının ayırt edici unsurlar itibariyle işaretin aynısı olarak nitelendirilmesi mümkün olan işareti 1998 yılından bu yana 41. sınıf hizmetlerin sunumunda kullandığı, işaretin bu sınıf hizmetler için kullanımla ayırt edicilik kazandığı, marka vasfının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1574, K. 2010/7450, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama