KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1600 E., 2010/7732 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.10.2008 tarih ve 2007/246 - 2008/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “Zinco” ibaresinin müvekkili şirket tarafından çeşitli sınıflarda tescili amacıyla yapılan başvurunun davalı tarafından 01, 03, 05, 10 ve 29. sınıflarda yer alan emtialar ile 42 nci sınıfa dahil bir kısım hizmetler açısından 556 sayılı KHK’nin 7/1-a ve c maddesi uyarınca reddine karar verildiğini, oysaki müvekkili şirketin anılan ibareyi ilk olarak 1996 yılında kullanmaya başladığını, sözkonusu ibareyi ihtiva eden tescilli markalarının bulunduğunu, başvuruya konu ibarenin ayırt edicilik vasfı bulunduğu gibi tescili istenen mallar yönünden cins, çeşit, vasıf bildirmediğini,
tescile konu işaretin uzun süreli kullanım sonucu ayırt edici niteliğe kavuşmuş olduğunu, bu nedenle tescil başvurusunun reddedilmesinin anılan KHK’nin 7/son maddesine de aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, davalı TPE YİDK kararının iptali ile marka tescil işlemlerinin müvekkiline ait marka başvurusundan çıkartılan emtialar ve hizmetler için de devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu marka tescil başvurusunun esas ve tek unsuru durumundaki “Zinco” ibaresinin çinko anlamına geldiğini, davacının da anılan ibareyi çinko esaslı birtakım ürünlerde kullandığını, markanın ayırt edici niteliğinin olmadığını, bu ibarenin başvuru kapsamındaki mallar yönünden cins, çeşit, vasıf bildirdiğini ve malların karakteristik özelliğini belirttiğini, bu nedenlerle davaya konu ret kararının ve buna ilişkin itiraz başvurusu ile ilgili alınan kararların ve yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, marka olarak tescili istenen “Zinco” ibareli işaretin 3/3, 5, 9-5/1, 9, 10-10/2, 3, 7 ve 29/13. sınıfta yer alan ürünler yönünden vasıf bildirici olduğundan ayırt edici niteliğinin bulunmadığı, 3/3, 5-5/1 ve 10. sınıf ürünler yönünden başvuru tarihinden evvel yoğun ve uzun süreli kullanım ile gerçekleştirilen reklam ve tanıtım faaliyetleri sonucu işaretin anılan ürünler yönünden kullanımla ayırt edicilik kazandığı, bu nedenle sayılan ürünler yönünden tesis edilen ret kararının hukuka uygun olmadığı,
diğer ürün ve hizmetler yönünden başvuru konusu işaretin ayırt ediciliğinin bulunduğunu, cins bildirmediği, soyut ve somut anlamında ayırt edicilik taşıdığı sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK’nun 2007/M-5985 sayılı kararının 3/9-5/9-10/2, 3, 7 ve 29/13. sınıflar dışında kalan ürün ve hizmetler yönünden iptaline, anılan sınıflardaki ürünlerle ilgili iptal isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1600, K. 2010/7732, 1 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama