KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1785 E., 2010/7821 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.09.2008 tarih ve 2006/110 - 2008/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında taşıma sözleşmesi imzalandığını, davalının, sözleşmede yazılı tutardan daha az mal taşıttırması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, kâr mahrumiyetinin bulunduğunu ileri sürerek, 120.000 YTL’nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ekonomik nedenler ve güvenlik sorunları nedeniyle davacıdan talep edilen isteklerin yerine getirilmediğini, müvekkilinin araçlarıyla taşıma yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, istemin taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinde eksik mal taşıtmadan kaynaklanan kâr kaybına ilişkin olduğu, davalının, davacıya 4378,230 ton eksik mal taşıttığının sabit bulunduğu, bunun davacının kusurundan değil, davalının pazar payı ile üretimdeki azalmadan kaynaklandığı, davacının mahrum kaldığı net kâr payının tespit edildiği, taşıma sırasında ortaya çıkabilecek ek giderlerin mahsubunun yapıldığı, gerçek zararın belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 84.167,95 YTL’nın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında yapılan sözleşme ile davacının, bir yıl içinde davalıya ait Tokat Sigara Fabrikası’ndan 26.615 ton sigarayı değişik pazarlama ve dağıtım noktalarına taşımayı üstlendiği, sözleşme bedelinin bu miktar üzerinden kararlaştırıldığı, davalının 22.236,772 kg emtia taşıttığı, işbu davanın taşıttırılmayan 4.378 ton emtia nedeniyle mahrum kalınan kâr için açıldığı hususları çekişmesizdir.
Davalı, eksik taşımanın davacının kusurundan kaynaklandığını ispat edemediği gibi yapılan yargılama ile bu durumun davalının pazar payı ile üretimindeki azalmasından kaynaklandığı ortaya çıkmıştır. Tacir olan davalı, sözleşme uyarınca eksik taşıttırdığı emtialar nedeniyle davacının kâr kaybından sorumludur. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, karar yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Davalı vekili, eksik taşıttırma halinde davacının zararının belirlenmesine ilişkin olarak taraflar arasındaki sözleşmenin bir parçası olan "Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin" 53/son maddesinde özel hüküm bulunduğu, buna göre zararın belirlenmesi gerektiğini savunmuştur.
Her ne kadar bu açıklama bilirkişi raporuna itirazdan sonra yapılmış ise de savunmanın genişletilmesi kapsamında kaldığının kabulü mümkün değildir. Zira, anılan şartname taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde tatbik edilecek kurallar arasında sayılmıştır. Ancak, davalının savunmasında belirttiği sözleşme hükmü bilirkişilerce hiç incelenmediği gibi bu konuda mahkemece de bir değerlendirme yapılmamıştır.
O halde, davalının anılan savunması üzerinde durulup, gerektiğinde bilirkişi kurulundan ek rapor alınması, bu şartname hükmünün somut uyuşmazlıkta uygulanma koşullarının olup olmadığının tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1785, K. 2010/7821, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama