KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/179 E., 2010/6085 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.03.2008 tarih ve 2007/117-2008/66 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünya çapında faaliyet gösterdiği hazır giyim ürünleri ve aksesuarlar üzerinde kullanılması amacıyla özgün bir şekil yaratıp bu şekli tanınmış "Gucci" markası ile özdeşleştirmek için kapsamlı ve uzun bir tanıtım faaliyeti gerçekleştirdiğini, bu şeklin 14,18 ve 25 .sınıflarda marka olarak adına tescili için WİPO aracılığıyla yaptıkları 2006/15670 nolu başvurunun davalı TPE'nce 556 Sayılı KHK'nin 7/1-a ve c maddeleri uyarınca marka olarak tescil edilemeyeceği gerekçesiyle 14. ve 18. sınıflar yönünden kısmen reddedildiğini,
oysa başvuru konusu markanın anılan maddelerin kapsamında olmadığı gibi bir an için aksi kabul edilse dahi tescile konu mallar yönünden kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazandığından, 556 Sayılı KHK'nin 7/son maddesi uyarınca başvurunun reddedilemeyeceğini ileri sürerek, davalı YİDK'nun 2006/M-3261 sayılı kararının iptalini, kısmen reddedilen 14 ve 18. sınıflar için tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu şeklin ayırtedici olmadığını, cins,çeşit,vasıf belirten işaret olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu “horse bit-marine ghain/ at gemi-deniz zinciri” olarak adlandırılan üç boyutlu şeklin çizim ile tekrarlanabilir ve baskı yoluyla çoğaltılabilir olduğu, şeklin marka olarak kullanılacağı emtialar yönünden 556 Sayılı KHK' nin 5.maddesi anlamında tescili olanaklı olup soyut nitelikte bir ayırt ediciliğinin bulunduğu, bu nedenle KHK'nin 7/1-a maddesi yönünden tescil engeli olmadığı,
tescili istenen işaret ile yukarıda sayılan malların ayrı ayrı ya da bir araya getirilmiş birlikte görünümü ile ilişkilendirilemeyeceği, başvuru kapsamında olup da tescili reddedilen ürünler arasında deniz zinciri ya da at gemi bulunmadığı, at geminin sadece bir kısmının deniz zinciri ile bir araya getirilerek oluşturulan farklı bir kombinasyon içerisinde, takı tasarımı niteliğinde ve ikincil bir anlam verilerek kullanıldığı,
başvuruya konu üç boyutlu işaretin, tescili talep edilen mallar yönünden, malın özgün doğal yapısından ortaya çıkan, teknik bir sonucu elde etmek için zorunluluk arz eden veya mala asli değerini veren şeklini içermediği, bu niteliği itibariyle, olayda işaretin, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bu nedenle kamuya açık bırakılması gereken veya halkı yanıltacak bir işaret olarak kabul edilemeyeceği, 556 Sayılı KHK'nin 7/1-c maddesi anlamında tescil engeli bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nun 2006-M-3866 sayılı kararının iptaline, ek istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/179, K. 2010/6085, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama