KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2113 E., 2010/7860 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.12.2008 tarih ve 2006/669 - 2008/468 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin usul ve yasaya aykırı bir şekilde yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini ileri sürerek, 02.10.2006 tarihli ve 157 sayılı ihraç kararının iptalini ve davacının her türlü hakkının iade edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının borcunu davalı kooperatife zamanında ödemediği ve kooperatif ortaklığından çıkartıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kooperatifler Yasası’nın 27. maddesi hükmü gereğince mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların, yapılan ihtarlara rağmen 10 günlük ve 1 aylık sürelerde borcunu yerine getirmediği takdirde üyelikten çıkarılacağı öngörülmüştür. Dairemiz’in yerleşmiş uygulamalarına göre, ihtarlarda belirtilen borcun gerçek borcu yansıtması, ihtar edilen borç ile gerçek borç arasında fahiş bir farkın bulunmaması gerekir. Somut olayda, mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın yazılı gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemenin kabulünün aksine, uyuşmazlığın çözümü işbu davada ihraca dayanak yapılan ihtarnamelerin gerçek borcu yansıtıp yansıtmadığı noktasında ilgili tüm kayıtlar üzerinde uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması bağlı olup, o dosyalar ve o dosyada alınan bilirkişi raporu dayanak yapılarak yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru değildir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, ilgili tüm kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacının ihracına esas ihtarnamelerdeki borcun gerçek borcu yansıtıp yansıtmadığı, ihtar edilen borç ile gerçek borç arasında fahiş bir farkın bulunup bulunmadığı kuşkuya yer bırakmaksızın açıklığa kavuşturulmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2113, K. 2010/7860, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama