KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2343 E., 2010/7867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.11.2008 tarih ve 2007/283 - 2008/467 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan Ahmet Kayak ve ... A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin her yıl kâr payı dağıtılacağına inandırılarak davalı şirketlere davalı ... vasıtasıyla 30.000 DM verdiğini, belli bir süre sonra parasını almak isteyince ödeme yapılmadığını ileri sürerek, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının davalı ... Plastik A.Ş.nin ortağı olduğunu ve sermaye olarak verdiğini geri alamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının 30.000.DM. yi davalı şirketlere kar payı almak amacı ile temsilcisi ...'a makbuz karşılığı ödediği, davalı ... A.Ş.firmasına ortak yapıldığı, davalı şirketlerin primli hisse senedi çıkarma konusunda bir karar almadıkları, davacıya verilen hisse senetlerinin nominal değerinin 900.000.000.-TL (900,00-YTL) olduğu, davacının ödediği 30.000.DM.den 900,00-YTL nominal değer çıkarıldıktan sonra kalan kısmın davacı lehine hüküm altına alınması gerektiği gerekçesyle davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan ... ve ... A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Asıl ve birleşen dava, davalılara kar payı karşılığında verildiği iddia edilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine ve bozma ilamında uyuşmazlığın çözümünde açıklığa kavuşturulması gereken hususlar tek tek belli edilmesine rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporu, bozma ilamında belirtilen çekişme noktalarını, yeterince ve Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde, açıklığa kavuşturmaktan uzaktır.Davalı taraf vekilinin bu noktada (bozma sonrasında yaptıkları) rapora itirazlarında belirtilen noktaları değerlendiren bir ek rapor dahi alınmamıştır.
O halde, mahkemece, yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak bozma ilamınında belirtilen noktaları tek tek açıklığa kavuşturan rapor alınmak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi, doğru olmamış, kararın davalılardan ... ve ... A.Ş. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2343, K. 2010/7867, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama